1 2 3 4 5 6 7 8
Çetin Kuzu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çetin Kuzu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2014 Cumartesi

İnceleme: Giresunspor 2014-15

       PTT 1.Lig'in yeni ekiplerinden Giresunspor, 2 sezon sonra yeniden bu ligde oynamanın heyecanını yaşayacak. 2011-12 sezonunun sonunda 2.Lig'e düşen ve 2 sezon orada mücadele eden yeşil beyazlı ekip geçtiğimiz sezon büyük bir başarı örneği göstererek Mehmet Birinci önderliğinde şampiyon olarak yeniden bir üst lige çıkmayı başardı. PTT 1.Lig'in yeni ekibi Giresunspor, yeni sezonda da hocası Mehmet Birinci ile yola devam etme kararı aldı. Şimdi hep birlikte kadroya ve yeni transferlere göz atalım.

KALECİLER
       Yeşil beyazlı ekip geçtiğimiz sezon şampiyon kadroda yer alan Eray Çalışkan yanı sıra geçen sezon İstanbul Başakşehir'in kadrosunda yer alan tecrübeli eldiven Eser Altın'ı da kadrosuna dahil etti. Eser ve Eray kalede formayı almak için sıkı bir rekabete girecek gibi görünüyor. Sezon başında Revan Bakü’den alınan Azeri kaleci Kamal Bayramov ise sezon başlamadan takımdan ayrıldı. Karadeniz ekibinde 3. kaleci olarak bir ismin daha transfer edilmesi gündemde.

SAVUNMA
       Stoperlere baktığımızda Tavşanlı Linyitspor'dan Hakan Çevik ve Gaziantep BBSK'dan Cihan Can'ın transfer edildiğini görüyoruz. Geçen sezonki şampiyon kadroda yer alan stoperler Onur Demir ve Özgür Yılmaz da yeni sezonda takımda olacak. Ayrıca İstanbul Başakşehir'den alınan Veysel Aksu da bu mevkide kullanılabilir.

       Sağ bekte İstanbul Başakşehir'den alınan Veysel Aksu'nun oynaması bekleniyor. Yeni transfer Kazak futbolcu Anton Chichulin de sağ bek ve ön libero mevkilerinde görev yapabiliyor. Ayrıca geçen seneki takımdan Berkan Yıldırım da kadroda olacak. Sol bekte ise Balıkesirspor ile şampiyonluk yaşayan tecrübeli sol bek İsmail Dinler ve alternatif isim olarak geçen sezondan takımda kalan Uğur Aktaş var. Genel olarak baktığımızda Giresunspor'un savunma hattının bu lig için gayet iyi olduğunu söyleyebiliriz.


ORTA SAHA
       Orta sahada ön libero ve çift yönlü oynayabilecek oyunculara baktığımızda; şampiyon kadroda yer alan Çağrı Ortakaya ile birlikte Sivasspor'dan alınan Alican Karadağ, Nazilli Belediyespor'dan gelen Gökhan Çakır ve Gençlerbirliği'nden transfer edilen Ümit Eminoğlu gibi isimlerin olduğunu görüyoruz. Bu mevkiide Çağrı Ortakaya ve Alican Karadağ isimleri ağır basıyor ama bu ikili ne kadar yeterli olur, güçlü rakiplere karşı ne kadar başarılı olabilirler bunu zaman gösterecek.

       Kanatlara baktığımızda David Abwo, Abdulaziz Solmaz, Aziz Mehdiyev gibi takviyeler yapıldığını görüyoruz. Polonya'nın Zaglebie Lubin takımından transfer edilen David Abwo, her iki kanatta da görev yapabiliyor. Nijeryalı oyuncu ilgili ilginç bir anektod ise oyuncunun bundan 9 sene önce Gençlerbirliği tarafından ülkemize getirilmiş olması. Sağ kanat oyuncusu Abdulaziz Solmaz ise geçen sezona Eskişehirspor'da başlayıp ikinci yarıda İstanbul Başakşehir'e transfer olmuştu. Azerbaycan'ın Revan Bakü takımından transfer edilen Aziz Mehdiyev de sağ kanat oyuncusu. Kadroda ayrıca kanatlarda kullanılabilecek Cihan Yeşilırmak, Barış Bakır gibi alternatifler de mevcut.

       Eskişehirspor'dan transfer edilen Vedat Muriqi forvet arkasında görev yapacak, gerektiğinde ileri uçta da oynama özelliği var. Arnavut futbolcu hakkında referanslar gayet olumlu ancak ligimize uyum sağlayıp sağlayamayacağı ve nasıl bir performans göstereceğini zamanla göreceğiz. Burada alternatif olarak geçen sezonki kadroda da yer alan Rıdvan Sağlam var.

FORVETLER
       Karabükspor'dan alınan Brezilyalı oyuncu Jones Carioca, takım kaptanı Ergün Çakır ve altyapıdan yetişen Oğuzhan Öztürk kadrodaki forvet oyuncuları. İleride formaya en yakın isim Carioca gibi görünüyor ancak o da tam bir santrafor değil, daha çok forvetin kanatlarında oynamayı seven bir oyuncu. Forvet arkasında görev yapan Arnavut oyuncu Vedat Muriqi de ihtiyaç halinde bu bölgede kullanılabilir ama yine de forvete bir takviye yapılması gerek gibi görünüyor.

GENEL BAKIŞ
       Takımı geçtiğimiz sezon şampiyon yapan Mehmet Birinci ile yola devam etmeleri çok doğru bir karar zira istikrar olmadan başarının gelmesi mümkün değil. Kadroya baktığımızda savunma hattı ve kanatlarda gayet iyi isimlerin olduğunu görüyoruz ama kale, forvet ve orta sahanın ortası o kadar iyi düzeyde değil. Yeni sezon öncesinde Giresunspor'un yeni transferleri ve kadro planlamasına baktığımızda daha çok ekonomik hamleler yaptıklarını görüyoruz. Belki çok üst düzey bir kadroları yok ama geçen sene başarılı olmuş takımla yeni yapılan takviyeleri harman yapıp ortaya iyi bir ekip çıkabilir. Süper Lig'de mütevazi kadrosuyla önemli işler başaran Akhisar Belediyespor örneğini düşünürsek, Giresunspor'un da bir benzerini PTT 1.Lig'de yapma şansı var. Ancak bu sezon ligde birçok takımın önemli paralar harcadığını ve Süper Lig düzeyinde kadrolar kurulduğunu biliyoruz, Giresunspor'un ligdeki ilk sezonunda işi hiç de kolay olmayacak gibi görünüyor.

Hazırlayan: Çetin KUZU

26 Temmuz 2014 Cumartesi

Röportaj: Orhan Kapucu (Ankara Şekerspor)

       Transfer Merkezi'nin bugünkü konuğu Ankara Şekerspor'un teknik direktörü Orhan Kapucu. Futbol oynadığı yıllarda başta Fenerbahçe olmak üzere Mersin İdmanyurdu, Adanaspor, Antalyaspor, Samsunspor gibi birçok önemli takımın formasını giyen Orhan Kapucu, bu sezon Ankara Şekerspor takımının başına geçti. Orhan hoca ile yaptığımız röportajı hep birlikte okuyalım.

Merhabalar hocam. Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
       Merhabalar. Uzun yıllar süren futbol hayatımın ardından şu an teknik direktörlük yapmaktayım. Düzcespor, Batman Belediyespor, Mardinspor, Alanyaspor, Aksarayspor, İskenderun Demirçelikspor, Cizrespor, Maltepespor, Samsunspor ve Siirtspor'da görev aldım. Bu yıl birçok kulüpten teklif almama rağmen Şekerspor'un hedefinin şampiyonluk olmasından dolayı Şekerspor'u tercih ettim.

Bu sene zor bir grupta mücadele edecekseniz. Grubu nasıl değerlendiriyorsunuz, hedefleriniz nelerdir?
       Hedefimiz kesinlikle şampiyonluk. Grubumuzun çok zor olduğunu biliyoruz. Bence 3.Lig'de bulunan gruplardan en zoru bizim grup. Şampiyonluk hedefi olan birçok takım var. Biz bu gruptan lider olarak çıkmak istiyoruz. Birkaç eksiğimiz dışında takımımızdan oldukça memnunum. Yapılacak transferlerle başarıdan başarıya koşmak istiyoruz.

Bu sezon bir değişiklikle maçlarınızı artık Polatlı ilçesinde oynayacaksınız. Bu size göre avantaj mı?
       Bence bu bizim için çok güzel bir gelişme oldu ve büyük bir avantaj sağladık. İlçenin profesyonel liglerdeki tek takımı olacağımız için çok şanslıyız. Tribünlerin dolacağını, Polatlı halkının sevgisini kazanacak bir takım yaratacağımızı düşünüyorum.

Taraftarlara da değinmişken, bizim aracılığımızla taraftarlarınıza iletmek istediğiniz bir şey var mı?
       Bizim için yeni bir macera olacak, taraftarlarımız içinde aynısı geçerli. Taraftarlarımıza şampiyonluk sevinci yaşatmak istiyoruz. Onları iyi günde kötü günde takımımızı desteklemeye davet ediyorum.

Hocam sizce Türkiye'de genç oyunculara yeterince şans veriliyor mu?
       Maalesef. Bence futbolumuzdaki en büyük problem bu. Tüm takımlar hazır oyuncu peşinde. Hal böyle olunca Milli takımımızın durumu da ortada. Futbolumuzun tek kurtuluşu alt yapılardan gelecek çocuklar olacak. 3.Lig takımlarına aslında çok iş düşüyor bu konuda. Ben genç oyuncularla çalışmaktan haz alan bir kişiyim. Samsunspor'da iken Turgut Doğan Şahin, Ramazan Sal, Emre Balak gibi isimleri futbola kazandırdım.

Ankara Şekerspor'da genç oyunculardan kurulu bir kadro kurdunuz. Sizce bu oyuncular arasında ilerleyen yıllarda Süper Lig'de oynayacak oyuncular bulunuyor mu?
       Kesinlikle. Kurduğumuz kadrodan Mehmet Eksik, Mustafa Akdağ, Hasan Cankurt, Abdulkadir Özdemir ve İlhami Uğur Yılmaz'ı Süper Lig'de görebileceğimize inanıyorum. Başka oyuncularımızı da gönderebiliriz tabii ki. Biz çocuklara şans vereceğiz, çocuklarımız da inşallah bu şansı değerlendirecekler.

Sitemiz ve dergimizi takip etme şansı buldunuz mu?
       Derginiz elime geçmediği için takip edemedim ama sitenizi uzun zamandır takip ediyorum. Gerçekten çok başarılı işler çıkarıyorsunuz. Sosyal medya aracılığı ile sizi takipteyim. Doğru haberler vermeniz sizin ayrıcalığınız. Yayın hayatınızda başarılar diliyorum.

Röportaj: Çetin KUZU
Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

22 Kasım 2013 Cuma

Cafercan Aksu yeniden doğuyor!

       Galatasaray alt yapısında yetişip A takıma kadar yükselen, 98 kez Genç Milli takımda forma giyerek bu alanda rekor kıran Cafercan Aksu, bu sezon başında transfer olduğu TKİ Tavşanlı Linyitspor formasıyla yeniden doğuyor. Galatasaray A takımına alındığı dönemlerde yıldız olması beklenen ama yeterince şans bulamayıp Anadolu takımlarına kiralık gönderilen Cafercan, bir türlü beklenen patlamayı yapamamıştı fakat bu sezona çok iyi başladı.

       Tavşan Linyitspor PTT 1. Lig'de çok iyi bir konumda olmasa da Cafer Can, takımının oynadığı 12 maçın tamamında 90 dakika forma giydi ve 6 gol atıp yaptığı asistlerle takımının en büyük gol silahi konumuna geldi. TKİ Tavşanlı'yı tek başına sürükleyen Cafercan, şimdiden Süper Lig takımlarının transfer listesine girmiş durumda..

1 Ekim 2013 Salı

Transfer Merkezi, "Telemarkaj" programında..


     Transfer Merkezi Genel Yayın Yönetmeni Çetin Kuzu, Güneydoğu TV'de yayınlanan Telemarkaj programında PTT 1. Ligi ve Transfer Merkezi Dergisi'ni anlattı..

21 Eylül 2013 Cumartesi

Akhisar'ın Yeni Yıldızı: Niasse

       Düşük bütçe ve mütevazi kadrolarıyla başladıkları geçen sezonda, Hamza Hamzaoğlu ve Gekas önderliğinde tarih yazarak ligde kalmayı başaran Akhisar Belediyespor'un bu sezon neler yapabileceği herkesin merak konusuydu. Takımdan ayrılan Gekas'ın yerini doldurabilecek bir golcü bulmaları imkansız gibiydi. Nitekim forvet bölgesine yapılan transferler Baye Oumar Niasse ve Alessandro Riedle gibi genç ve tanınmayan oyunculardı. Taraftarın bu isimlerden beklentisi çok değildi ama sezon başlayınca onları güzel bir sürprizin beklediğini göreceklerdi.

       Sezon başında Ibrahima Sonko'nun tavsiyesiyle denenmeye alınan 23 yaşındaki Senegalli golcü Baye Oumar Niasse teknik direktör Hamza Hamzaoğlu'ndan geçer not alarak transfer edildi. Denenerek alınan oyunculardan genellikle büyük beklentiler olmaz, Niasse da alternatif olarak transfer edilmişti ama haftalar ilerledikçe her şey çok farklı olacak, Niasse taraftarın sevgilisi konumuna gelecekti.

       Ülkesinin US Ouakam takımından sadece 150 bin avro gibi düşük bedelle transfer edilen Niasse, ligde gösterdiği performansla taraflı/tarafsız herkesi kendine hayran bırakmaya devam ediyor. Geçen sezon Norveç'in Brann takımında kiralık olarak forma giyen Niasse, sadece 4 maçta forma giymiş ancak etkili olamamıştı. Daha önce Senegal U23 milli takımında forma giyen Niasse, henüz A milli olamadı. Bu sezon Akhisar'la sezona fırtına gibi giren Senegalli golcü, 5 maçta 3 gol 3 asiste ulaşarak herkesin dikkatini çekmeyi başardı. Dün gece oynanan Gaziantepspor maçında takımın ilk golünü atıp Kenan'ın attığı golün pasını veren Niasse, maç boyunca birçok gol tehlikesi de yarattı. Buraya tıklayarak son Gaziantepspor maçının özetini izlerseniz Niasse hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.

       1990 doğumlu Niasse, forvetin yanı sıra hücum hattının kanatlarında da oynayabiliyor. Sürati, dribling yeteneği ve gücüyle tipik bir "Afrikalı forvet" imajı çizse de son vuruşları çoğu Afrikalı oyuncudan daha iyi. Pas/şut tercihleri ve top kontrolü gibi konularda eksikleri olsa da bunlar zamanla geliştirilebilecek özellikler. Niasse, kontra atak futbolu oynayan Anadolu takımları için ideal bir forvet tipi. Üst düzey takımlarda tek forvet oynayabilecek bir isim değil ancak pivot santraforun yanında "gezgin forvet" olarak çok etkili olabilecek yeteneklere sahip. Niasse'ı önümüzdeki yıllarda çok daha iyi yerlerde görebiliriz, dikkatle izlemenizi tavsiye ediyorum.

12 Eylül 2013 Perşembe

1 senede neler yaptık?

     Sitemiz yayın hayatındaki birinci yılını tamamlarken @TransferMerkez ekibi olarak "1 senede neler yaptık?" hepsini bir yazıda özetlemek istedik. Bu işe başlarken transfer konusunda "güvenilir bir kaynak olmak" ilk amacımızdı. Popüler olmak için asparagas haberler yapmak yerine "doğru" haberleri ilk duyuran site olarak insanların güvendiği bir kaynak olmayı başardığımız için mutluyuz.

     Tek amacımız transfer değildi elbette, kopyala-yapıştır haberler yapan Türk spor medyasına alternatif olmak, özgün işler yapmak için başlamıştık bu işe. Peki, 1 senede neler yaptık?

Dergimizin 4. sayısını çıkardık..
     Nisan'da ilk sayısını çıkardığımız Transfer Merkezi Dergisi sizlerin ilgisi ve desteğiyle güçlenerek büyüyor. İlk 3 sayısını dijital olarak yayınladığımız dergimizin, Eylül başında çıkardığımız 4. sayısı basılı olarak da yayınlandı. Yeni sayıyı ücretsiz okumak ya da önceki sayıları görmek için buraya tıklayabilirsiniz.

65 röportaj yaptık..
     Şu ana kadar spor dünyasından 65 farklı kişiyle röportaj yaptık. Aralarında Erman Özgür, Oktay Delibalta, Murat Hacıoğlu, Ömer Ali Şahiner, Ekrem Ekşioğlu, Cumali Bişi gibi önemli isimlerin de olduğu röportajlarımızla bu alanda marka olmayı başardık. Ayrıca geçtiğimiz günlerde Konyaspor tesislerinde Ömer Ali Şahiner, Selim Ay ve Tolga Ünlü ile bir video röportaj gerçekleştirdik. @TransferMerkez ekibi olarak bugüne kadar yaptığımız tüm röportajları görmek için buraya tıklayabilirsiniz.

 Lig Radyo'da sizlerle olduk..
      Yaz boyunca Lig Radyo'da "Transfer Dosyası" programına her gün canlı bağlantılar yaparak sizlerle olduk. @TransferMerkez ekibi olarak bizim için farklı bir tecrübe oldu. Bize bu şansı veren Lig Radyo ailesine ve bu süreçte bizi dinleyen, destek olan herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.

 32 yazara sahip büyük bir aileyiz..
     Siteyi açarken bu spora gönül vermiş 3-4 arkadaşla yola çıkan @TransferMerkez ekibi bugün farklı illerden, farklı mesleklerden 32 değerli yazara sahip. Aralarında UEFA lisanslı antrenör, scout, menajer ve öğrencilerin de bulunduğu 32 kişilik geniş bir aileyiz artık. Bu ekip 1 yıl içinde 1.200 tane yazı yazdı. Daha da önemlisi piyasadaki bir çok site gibi kopyala-yapıştır haberler yayınlamak yerine bize has araştırma ve inceleme yazıları, maç analizleri, röportajlar gibi özgün içerikli işler yapmaya  çalıştık.

Sosyal medyada 17 bin takipçiyi geçtik..
     Sosyal medyada siz takipçilerimizin desteğiyle hızla büyüdük. 1 seneyi doldurmadan Twitter'da 15 bin takipçiyi geçerek sporla ilgili site hesapları arasında önemli bir noktaya gelmeyi başardık. Şu an itibariyle Twitter sayfamız 15.257 takipçiye ulaşırken, yeni Facebook sayfamız da 2.010 beğeni almış durumda. İlgi ve desteğiniz için tüm takipçilerimize teşekkür ederiz..

7 Ağustos 2013 Çarşamba

Röportaj: Ali Karakaş

     Transfer Merkezi Dergisi'nin bugünkü konuğu, geçtiğimiz günlerde Sivas 4 Eylül Belediyespor'da "Sportif Direktörlük" görevine getirilen menajer ve scout Ali Karakaş. FIFA lisanslı oyuncu menajeri Erdem Konyar ile birlikte menajerlik yapan Ali Karakaş aynı zamanda scout sertifikasına da sahip. Ali Karakaş ile menajerlik/scoutluk ile ilgili merak edilenleri ve Türk futbolunu konuştuk.

Merhabalar Ali Karakaş, öncelikle kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

     1978 doğumluyum. İstanbul'da yaşıyorum ama aslen Sivaslıyım. 2 yıldır TFF lisanslı oyuncu menajeri Erdem Konyar ile birlikte faal olarak menajerlik yapıyorum. Bu sezon başında Spor-Toto 3. Lig'in iddialı takımlarından Sivas 4 Eylül Belediyespor'da Sportif Direktörlük görevine getirildim.

Menajerliğe ne zaman ve nasıl başladınız? Bu mesleği seçmenizde neler etkili oldu?

     Menajerliğe 2 sene önce başladım ama uzun zamandır futbolun içindeydim. Erdem Konyar'dan aldığım teklif üzerine resmi olarak menajerliğe başladım. Ülkemizdeki menajerlerin oyuncunun kariyerinden çok kendi menfaatlerini düşündüklerini gördüğüm için bu durumdan rahatsızdım, bu işin yeterince profesyonel yapılmadığını düşünüyordum. Bu mesleği seçmemde bahsettiğim bu durumlar etken olmuştur.

Menajerlik dışında ayırca Scout eğitimi aldığınızı biliyoruz. Bunun detaylarını anlatır mısınız? Scout eğitiminin mesleğinize ne gibi katkıları oluyor?

     Evet, Tarkan Batgün ve Gutto.biz firmasından Wyscout onaylı scout eğitimi aldım. Scouting'in de menajerliğin bir parçası olduğunu düşünüyorum. Bir menajerin işini iyi yapabilmesi için scoutinge de hakim olması gerekli bence. Eğer bir oyuncuyu scout gözüyle farklı açılardan analiz edemiyorsanız oyuncu seçimlerinde başarılı olmanız zor.

Geçtiğimiz günlerde Sivas 4 Eylül Belediyespor'da "Sportif Direktörlük" görevine getirildiniz. Sivas 4 Eylül'ü seçmenizdeki etkenler nelerdi?

     Sivas 4 Eylül''ün de benim gibi genç oyunculara önem vermesi, bakış açımızın ve hedeflerimizin uyuşması bu kararı vermemde etkili oldu. Ayrıca memleketim Sivas'ın takımı olmasının da etkisi var tabi.

Sivas 4 Eylül Belediyespor'daki görevinizi ve hedeflerinizi bizlere anlatır mısınız?

     Takımın transfer çalışmalarını yönetim kuruluyla birlikte yürütmek, oyuncular ve yönetim arasında köprü görevi görüp sorunlara çözüm bulmak başlıca görevlerim arasında. Başkanımız Ahmet Polat, teknik direktörümüz Alaettin Çiçek ve yönetim kuruluyla koordineli olarak çalışarak sezon sonunda takımımızı şampiyonluğa taşımak istiyoruz.

Sivas 4 Eylül Belediyespor'un yeni sezon ve transfer çalışmaları hakkında bilgi verebilir misiniz?

     Yeni sezon hazırlıklarımız son sürat devam ediyor. Takımımız Kartepe'de yaptığımız kampla yeni sezona hazırlanıyor, kamp 16 Ağustos'a kadar devam edecek. Transfer çalışmalarımızda, bu ligin yetenekli ve genç oyuncularını takımımıza kazandırmaya odaklanıyoruz. Maddi manevi desteklerinden dolayı Sivas Belediye Başkanı Doğan Ürgüp ve kulüp başkanımız Ahmet Polat'a da buradan teşekkürlerimi iletmek istiyorum

     Transfer çalışmaları kapsamında, Elazığ Belediyespor'dan Mehmet Güler, Beylerbeyi'nden Mehmet Murat Uçar, Antalyaspor'dan Uğur Aydın, Aytaç Öden'in kardeşi Aytunç Öden, Küçükçekmecespor'dan Mustafa Cevret ve Kilimli Belediyespor'dan Şafak Bayraktar'ı transfer ettik.

Menajer olarak hangi futbolcularla çalışıyorsunuz? Oyuncu seçimi konusunda belli kriterleriniz var mı? Seçim yaparken nelere dikkat ediyorsunuz?


     Özellikle alt liglerdeki genç oyuncularla ilgileniyorum. Asıl hedefim bu genç yetenekleri keşfedip Türk futboluna kazandırmak. Bunu yaparken sadece kendi menfaatlerimi değil oyuncunun gelişimini ve geleceğini de düşünerek kararlar vermeye çalışıyorum. Oyuncunun oynayabileceği, kendini geliştirebileceği takımlarda forma giymesi için tavsiyelerde bulunuyorum.

     Ankaragücü'nden genç yetenek Aytaç Öden, Elazığspor'a transfer olan Abdullah Topkara, Tepecikspor'daki performansıyla dikkat çeken Recep Onur Çelik bu oyuncuların bazıları. Birlikte çalıştığım Erdem Konyar'ın oyuncuları arasında Emenike, Joseph Boum, Tisdell, Nduka gibi önemli isimler var.

Daha önce futbol oynadınız mı? Oynadıysanız futbol oynamış olmanın yaptığınız mesleğe katkıları nelerdir?

      Evet daha önce lisanlı olarak futbol oynadım. 1985-94 yılları arasında Tarsus İdman Yurdu alt yapısında forma giydim. Profesyonel olduğum sezon yaşadığım bir kaza sonucu futbola 2 yıl ara vermek zorunda kaldım. Daha sonra İstanbul'da çeşitli amatör kulüplerde oynamaya devam ettim. Sağ açık ve ofansif orta saha olarak oynuyordum.

     Futbol oynamış olmamın elbette mesleğime de ciddi katkıları çünkü oyuncuların psikolojilerini anlamak, daha doğru seçimler yapabilmek için aynı işi yapmış olmak önemli bir avantaj.

Scout ve menajer olmak isteyen futbol severlere tavsiyeleriniz neler?

     Bu konuda hevesli olan birçok futbol sever kardeşim olduğunu biliyorum ama bu işlerin dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını söylemek isterim. Menajerlik zor ve meşakkatli bir iş, günün büyük bölümünü bu işe ayırman gereken, çoğu zaman özel hayatın önüne geçen bir meslek.

     Scout olmak için Gutto.biz firmasından sertifika almalarını tavsiye edebilirim, bu işi çok profesyonel yapıyorlar. Ancak o işi yapabilmek için sadece sertifika almak yeterli değil tabi ki. Futbolu çok iyi bilmesi, gözlem ve analiz yeteneği gibi birçok önemli etken var. Herkes bakar ama herkes göremez.

Gelecekle ilgili planlarınız nedir? Aklınızda farklı projeler var mı?

     Türk futboluna faydalı olabilecek projelerde yer almak istiyorum. Takip ettiğim ve birlikte çalıştığım genç oyunculara kariyerleri açısından faydalı olabilecek çalışmalar yapmak, gelişimlerini en iyi noktaya getirmek önceliklerim arasında. Milli takımların izleme komitelerinde ve önemli kulüplerin scout ekiplerinde yer almak da hedeflerim arasında.

Yaptığınız işin özel hayatınıza etkileri nelerdir? Boş zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz?

     Bu işi yaparken ister istemez ailemi ihmal ettiğimi düşünüyorum açıkçası. Çoğu zaman iş hayatı özel hayatımın önüne geçiyor ama bu konuda en büyük destekçimin eşim Yasemin Karakaş olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ayrıca desteklerinden dolayı UTİ Taşımacılık, Abdullah Yeşil ve tüm mesai arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum. İşimden dolayı çok fazla boş zamanım kalmıyor ama zaman buldukça ailemle ve özellikle kızımla vakit geçirmeyi seviyorum.

TransferMerkez.com sitemizi takip ediyor musunuz? Sitemiz ve dergimizle ilgili düşüncelerinizi ve tavsiyelerinizi alabilir miyiz?

     Beğenerek takip ediyorum. Özellikle alt liglere yer verdiğini için tebrik ediyorum. Bence büyük TV kanallarının sizin çalışmalarınızı değerlendirmesi gerek, gerçekten çok emeğiniz var.

Bize zaman ayırdığınız için teşekkürler. Son olarak sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?

     Ben teşekkür ederim. Son olarak TFF'nin yaş sınırılamasıyla ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. Alt liglerde uygulanan bu yaş sınırının kalkması gerektiğini düşünüyorum. Bu meslekten kazandığı parayla ailesini geçindiren insanların 25 yaşını geçince kontenjana takılıp yaşlı statüsünde değerlendirilmesine anlam vermek imkansız. Bir an önce bu yanlıştan dönülmesi gerektiğini düşünüyorum. Çalışmalarınızda başarılar.

Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

14 Haziran 2013 Cuma

Röportaj: Recep Onur Çelik

     Transfer Merkezi Dergisi'nin bugünkü konuğu Tepecikspor'un başarılı orta saha oyuncusu Recep Onur Çelik.

Merhabalar Recep Onur, okuyucularımız için kendini birkaç cümleyle kısaca tanıtır mısın? Futbola ne zaman, nasıl başladın, futbolculuğu seçmende neler etkili oldu?

     1987 İstanbul doğumluyum. 13 yaşında futbola başladım. Futbola başlamamda abimin etkisi büyüktür. Abim de Galatasaray altyapısında oynamıştı.

İlk defa 2010 yılında 23 yaşında Tepecikspor'da profesyonel oldun ama çok kısa bir süre içinde, her sene lig atlayarak yükselişini sürdürdün ve bu sezon PTT 1. Lig’in iddialı takımı Orduspor’a transfer oldun. Bu çıkışını neye borçlusun, buralara gelmende hangi teknik adamları etkisi oldu sence?

     Türk futbolundaki yetiştirme bedeli kuralı yüzünden daha önce profesyonel olamadım. Yeteneklerime güvenip çalıştım, sonucunda karşılığını almış oldum. Bu çıkışımda Alaattin Çiçek ve özellikle Haliç Üniversitesi’nden Müslüm Gülhan hocalarımızın payı büyüktür. Ayrıca menajerim Ali Karakaş'a da bugüne kadar bana destek olduğu için teşekkür etmek istiyorum.

Bir orta saha oyuncusu olarak kendinde bir beğendiğin, güçlü ya da zayıf olduğunu düşündüğün yönler neler? Özellikle geliştirmen gereken bir eksiğin olduğunu düşünüyor musun?

     Güçlü yönlerim temposu yüksek, fiziksel olarak güçlü olmam ve çabukluğum diyebilirim. Kendimde eksik olduğunu düşündüğüm yönüm ise son vuruşlardaki eksikliğim, bunu geliştirmek için çalışıyorum.

Seni daha çok orta sahanı ortasında oynarken izledik. Başka mevkilerde de görev yapabiliyor musun? Daha önce oynadığın takımlarda hangi pozisyonlarda oynamıştın?

     Evet altyapıdayken forvet oynuyordum, gol kralı da olmuştum. Ayrıca iki ayağımı da kullanabildiğim için sağ bek ve sol bek mevkilerinde de görev yaptığım takımlar oldu.

Yeni takımın Orduspor hakkında düşüncelerin neler? Yeni sezondan beklenti yeniden Süper Lig’e dönmek olacaktır, bu hedefe ulaşabileceğinize inanıyor musun?

     Orduspor büyük bir camia, başarılı olacağımıza inanıyorum. Herkes elinden geleni yapacaktır. İnşallah sezon sonunda hedeflerimize ulaşacağız.

Kariyerinde bunda sonraki hedeflerin neler? Süper Lig’de, büyük takımlarda ya da milli takımda oynamak hedeflerin arasında var mı?

     Orduspor’da sürekli ilk 11’de oynayan bir oyuncu olmak ilk hedefim. Süper Lig’de kendimi ispatlamak ve kısmet olursa milli formayı giymek hedeflerim arasında. Bundan birkaç yıl öncesine kadar milli takımı hayal bile edemezdim ama artık hedeflerim arasında sayabiliyorum.

Kendi mevkiinde oynayan futbolcular içinde en çok beğendiğin, örnek aldığın isimler kimler?

     Türkiye'den Emre Belözoğlu ve Avrupa futbolundan Claude Makalele isimlerini söyleyebilirim.

Biliyorsun A Milli takımımızın son yıllarda beklenen başarıdan uzak? Sence bu neden kaynaklanıyor? Milli takım ve Türk futbolunun daha ileriye gitmesi için neler yapılabilir?

     Altyapıya gereken önem verilmediğini düşünüyorum. Altyapılarda iyi bir eğitim sistemi olduğunu düşünmüyorum, antrenörler bence yeterli teknik donanıma sahip değiller. Milli takımlarımızın daha başarılı olabilmesi için altyapıya daha çok önem verilmeli.

Federasyonun uygulamak istediği yabancı sınırlaması ve kontenjanın düşürülmesi hakkında ne düşünüyorsun? Sence sınırlama olmalı mı ya da sayının düşürülmesi doğru mu?

     Yabancı kontenjanının düşürülmesinden yanayım, kendi ülkemizde birçok yetenekli oyuncu var. Yerli oyunculara daha fazla şans verilirse Türk futbolu daha ileriye gidebilir.

Süper Lig piyasasında çok büyük paralar dönüyor ama alt liglerde önemli sıkıntılar yaşandığını biliyoruz. Uzun yıllar amatör ve alt liglerde oynamış biri olarak o yıllarda yaşadığın en büyük sorunlar, gördüğün önemli eksikler nelerdi?

     Alt liglerde birçok sıkıntılar var ama bunlar görmezden geliniyor. Maddi olanaksızlıklar, tesis yetersizliği, yeterli taraftar desteği olmadığı için motivasyon sorunu gibi birçok etken var. Alt liglere yeterince önem verilmediğini düşünüyorum.

Maçlar ve antrenmanlar dışında özel hayatında neler yapmayı seversin, hobilerin neler?

     Sezon içinde çok fazla boş zamanım kalmıyor, maçlar ve idmanlar dışındaki zamanlarımı daha çok dinlenerek geçiriyorum. Bunun dışında zaman buldukça arkadaşlarımla vakit geçiriyorum.

TransferMerkez.com sitemizi ya da dergimizi takip ediyor musun? Değişmesini ya da ağırlık vermemizi istediğin konular varsa onları da bilmek isteriz.

     Beğenerek takip ediyorum, alt liglere önem vermeniz güzel bunun artarak devam etmesini, bu çizginizi sürdürmenizi diliyorum.

Bu keyifli sohbet ve bize zaman ayırdığın için teşekkürler. Son olarak senin okuyucularımıza iletmek istediğin bir şey var mı?

      Hedefim ileride gençlere örnek olabilecek, yol gösterebilecek bir futbolcu olabilmek. Bunun için çalışmaya devam edeceğim, gençlere de bunu tavsiye ediyorum. Disiplinli bir şekilde çalışırsalar tüm hedeflerini gerçekleştirebilirler.

Ben teşekkür ederim, size de iyi yayınlar..

Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. 

7 Haziran 2013 Cuma

Scout Raporu: Şahin Fıstıkçı (Ankaraspor)

     Scout Raporu sayfamızda ülkemizin genç yeteneklerini sizlere tanıtıyoruz. Bugünkü konuğumuz Ankaraspor'un genç golcüsü Şahin Fıstıkçı..

     15 Kasım 1994 Yavuzeli doğumlu genç golcü İstiklalspor'da futbola başladıktan sonra Polatlı Bugsaşspor'dan Ankaraspor'a geçti. 2011-12 sezonunda Ankaraspor U18 takımıyla oynadığı 39 maçta 24 gol atarak tüm dikkatleri üstüne çeken Şahin, A2 takımda da 2 kez forma giyip 1 gol atmıştı.

     2012-13 sezonunda Ankaraspor A2 Ligi şampiyonluğu yaşayarak büyük bir başarıya imza atarken, genç golcü Şahin Fıstıkçı da oynadığı 36 maçta 25 gol atarak şampiyonlukta büyük pay sahibi oluyordu. Ankaraspor A takımının profesyonel liglerde yer almadığı bu sezonda A2 takımının yaşadığı şampiyonluk ironik olsa da gelecek yıllar için sağlam temeller atıldığını göstermiş olması açısından umut vericiydi.

     Şahin Fıstıkçı'nın oyun karakterini anlatmak için Burak Yılmaz örneğini vermek yeterli olur sanırım. Tarz olarak Burak Yılmaz'ı çok fazla anımsatıyor. Forvetin iki kanadında da oynayabilse de asıl yeri santrafor. Maç içinde sürekli hareketli, enerjik, dikine oynayan, sürekli gol pozisyonlarının içinde olan bir isim. Hava toplarındaki hakimiyetini biraz daha arttırıp fizik olarak güçlenirse üst liglerde başarılı olmaması için hiçbir sebep yok.

     Şahin Fıstıkçı'nın Ankaraspor'la 31 Mayıs 2015'e kadar sözleşmesi var. Ankaraspor'un bu sezon PTT 1. Lig'e katılacağını düşünürsek genç golcünün vitrine çıkması uzak görünmüyor.

23 Mayıs 2013 Perşembe

Basketbolda "Peri Masalı": Nanterre

     Fransa Basketbol Ligi Pro A'da yılın sürprizini gerçekleştiren Nanterre, tam bir peri masalına imza atmış durumda. Fransa'da ligi 8. sırada bitiren JSF Nanterre, önce lig lideri Gravelines'i, sonra da yarı finalde Chalon'u eleyerek finale yükseldi. Türkiye Basketbol Ligi tarihinde bunu başarabilen yok, yani ligi 8. bitiren takımlar bırakın lideri elemeyi maç kazandığı bile nadir görülen bir şey ülkemizde.

     JSF Nanterre dikkatleri bu başarısıyla çekse de hikayenin başlangıcı burası değil aslında. Nanterre, bir çok ilginç şeyi bünyesinde barındıran bir kulüp. Nanterre'nin antrenörlüğünü 26 yıldır takımın başında bulunan 48 yaşındaki Pascal Donnadieu yapıyor. Donnadieu'nun yardımcısı oğlu Frederic. Nanterre'nin başkanı ise antrenör Pascal Donnadieu'nun babası Jean Donnadie.. Buraya kadar bir ailie şirketi havası verdiğinin farkındayız ama hikayenin güzel kısmı farklı.

     JSF Nanterre, coach Pascal Donnadieu yönetimindeki 26 yılda tam 11 lig yükselerek Pro A'ya çıkmayı başarmış bir takım. Pro A'ya çıkışının ikinci senesinde finale kadar çıkmayı başarması peri masalının tamamlarken, yılın en güzel hikayelerinden biri oldu..
Çetin KUZU

21 Mayıs 2013 Salı

Hat-trick Kralı Noyan Öz!

     Eintracht Frankfurt'un 2. takımıyla Regioanalliga'da mücadele eden Türk golcü Noyan Öz, gol attığı maçlarda durdurulamıyor. Bu sezon oynadığı 22 maçta 10 gol atmayı başaran Noyan'ın ilginç özelliği bu 10 golü sadece 3 maçta atmış olması.

     Bu hafta oynanan Bayern Alzenau maçında attığı 3 golle 4-2'lik galibiyeti getiren Noyan, daha önce de Eintracht Trier maçında 3, Pfullendorf maçında 4 gol atmayı başarmıştı. Noyan'ın sezon boyunca 3. kez hat-trick yapması önemli bir başarı tabiki ama oynadığı diğer 19 maçta gol atamamış olması da akıllarda soru işareti oluşturuyor.

     1991 doğumlu 1,79cm boyundaki golcü daha önce FSV Frankfurt (32 maçta 7 gol) ve Kickers Offenbach (24 maçta 14 gol) formaları giymişti.

Yazar: Çetin KUZU  /  Haber: Özgür DOBRUCA

22 Nisan 2013 Pazartesi

Röportaj: Mesut Saray (Tavşanlı Linyitspor)

     Sitemizin ve dergimizin bu ayki konuğu futbol sahalarının Kıvanç Tatlıtuğ'u olarak anılan Tavşanlı Linyitspor’un yakışıklı oyuncusu Mesut Saray. 1987 doğumlu sol kanat oyuncusu futbola Zeytinburnuspor altyapısında başladıktan sonra Çanakkale Dardanelspor’daki çıkışıyla dikkat çekip Tavşanlı Linyitspor’a transfer olmuştu. İsterseniz artık keyifli sohbetimize geçelim..

Merhabalar Mesut, futbola ilk nasıl ve ne zaman başladın, futbolculuğu seçmende neler etkili oldu?
     Futbola her çocuk gibi mahalle arasında arkadaşlarımla oynarken başladı. Çoğu zaman çocukken evden azar işitmenin sebebi futboldur. Üstü başı toz toprak içinde eve gittiğim çok olmuştur. Ama sağ olsunlar ailenin en küçüğü olarak bana desteklerini hiç esirgemediler. Futbolculuğu seçmemde en büyük etken ise heyecanlı bir kişiliğimin olması ve futbol oynarken harika bir vakit geçirmemin etkisi çok olmuştur. Okulda herkes doktor, polis, mühendis olacağım derken ben futbolcu olacağım derdim.

3. Lig’den 1.Lig’e uzanan kariyerinde en çok kimlerin sana katkısı oldu. Buralara gelmende hangi hocaların daha çok rolü var sence?
     Tabii ki en başta ailemin desteğini hiçe saymamak gerek onların desteği olmadan buralara kadar gelemezdim. Doğduğum büyüdüğüm şehrin takımı Zeytinburnuspor'da oynarken Yusuf Uzuner, Saffet Akyüz, Erdal Alparslan, Lemi Çelik, Galip Gündoğdu ve Mustafa Serin hocalarımın buralara kadar gelmemde bana çok büyük faydaları olmuştur. Benim futbolumu izleyip beğenen ve benim 4 yıl boyunca Dardanelspor'da oynamamı sağlayan Mitroviç hocam olmuştur. Ayrıca Ocak ayında vefat eden Rahmetli Hocam Arif Peçenek bana değer veren hocalarım arasındaydı..

Bir sol kanat oyuncusu olarak kendinde bir beğendiğin, güçlü ya da zayıf olduğunu düşündüğün yönler neler? Özellikle geliştirmen gereken bir eksiğin olduğunu düşünüyor musun?
     Hücum anlamında ofansif yönlerimi ve sol ayağımla sert şut çekebilmem en beğendiğim özelliklerim. Bir futbolcu ister 20 yaşında olsun, ister 35 yaşında olsun her alanda kendisini geliştirmesi gerekir diye düşünüyorum. Benim ise geliştirmem gereken yönlerim defansif anlamda olduğu kanaatindeyim.

Tavşanlı Linyitspor’un bu seneki durumu hakkında düşüncelerin neler? Sezona çok iyi başlamadınız ve şu an ligde kalma savaşı sürüyor. Sizce hedeflerinizi başarabilecek misiniz?
     Evet, bu sezon işler istediğimiz gibi gitmiyor. Sezon başı hedefimiz play-off'a kalmaktı ama istemediğimiz sonuçlar, hakem hatalarının maçı etkilemesi bu hedefimizden bizi uzaklaştırdı. Bana değer veren hocaların başında gelen Rahmetli Arif hocamızı kaybetmek bizi derinden yaraladı. O haftalar cenazeden dolayı neredeyse idmansız maçlara çıktık. Ama ne olursa olsun bahanelere sığınmamak gerek biz sezon sonuna kadar elimizden geleni yaparak Allah'ın izniyle bu ligde kalacağız. Geçen sene son 3 haftada lideri ve ikinciyi yenerek ligde kalmıştık bu senede yapabiliriz.

Kariyerinde bunda sonraki hedeflerin neler? Süper Lig’de, büyük takımlarda  ya da milli takımda oynamak hedeflerin arasında var mı?
     Tabii ki en büyük hedeflerim arasında geliyor milli takımda 7 numaralı formayı giymek. Milli takımda forma giymek için daha önce kariyerim için önemli bir yer tutan Süper Lig'de ilk 6 hedefi içinde olan bir takımın vazgeçilmez oyuncuları arasında olmak var.

Taraftarların çok sevdiği bir oyuncu olduğunu biliyoruz. Tavşanlı ve Kütahya halkının Tavşanlı Linyitspor’a desteği nasıl sence? Bizim aracılığımızla taraftarlarınıza iletmek istediğiniz şeyler var mı?
     Sağolsunlar, taraftarla ilgili şuana kadar hiç bir problemim olmadı. Geçen sene geldiğimde direkler ve şansızlık gol atmama baya bir süre engel oldu, o dönemde bile esprili bir şekilde beni tribünlere çağırarak kış kış cinler kış kış diyerek beni motive ettiler. Kütahya il merkezinin belli bir kısmı anlam veremediğim bir şekilde Linyitspor'u benimsemiyor ama bunu Tavşanlı halkı ve Taraftar grubları Neşter olsun, Murat Gazi olsun bunu dengeliyorlar. Taraftarlarımız geçen seneki gibi desteklerini devam ederler bu takımın sırtı yere gelmez.

Kendi mevkiinde oynayan futbolcular içinde en çok beğendiğin, örnek aldığın isimler kimler?
     Ben hocalarımın kararına göre hem bek hem de açık olarak oynadığım için beğendiğim isimlerin başında Brezilya'nın ve Real Madrid'in efsanevi oyuncularından Fenerbahçe'de de oynayan Roberto Carlos geliyor. Onun dışında günümüzdeki isimlerden Bale, Ronaldo ve Galatasaray'da top oynamış Ribery beğendiğim isimler arasında.

PTT 1. Lig’den en çok beğendiğin, kalite olarak bu ligin üstünde oyuncular olduğunu düşündüğün isimler kimler?
     Takım arkadaşım Sakıb Aytaç'ın yaşı genç ilerleyen zamanlarda kendini geliştirirse Süper Lig'de oynayacağını düşünüyorum. Diğer takımlardan ise Erdal Kılıçarslan, Ars, Depetris, Cernat, Kahe, Gohou'nun kalitelerinin bu ligin üstünde olduğunu düşünüyorum.


PTT 1. Lig’le Süper Lig arasında ne kadar kalite farkı var sence? Süper Lig’e çıkan bir takım kadrosunu koruyup birkaç takviyeyle Süper Lig’de tutunabilir mi? Örneğin Akhisar çok küçük bir bütçeyle önemli işler başarıyor. Bu planlı bir şekilde yapılırsa genele yayılabilir mi?
     Bence tek fark Süper Lig takımlarının maddi yönden olağanüstü paralar harcaması diye düşünüyorum. 3 büyüklerdeki ün yapmış bir futbolcunun değeri herhangir ibr 1. Lig takımının toplam değeri olabiliyor. Bu durumda iki lig arasında kalite farkı oluşturuyor. 1. Lig takımının Süper Lig'de tutunabilmesi için taraftardan gelen desteğin ve takım oyununun önemli etkenler oluşturduğunu düşünüyorum. Planlı bir şekilde yapılanılırsa zaman geçtikçe iki lig arasında ki kalite farkı da kalmaz ve Anadolu'dan da Bursaspor gibi şampiyonlar çıkabilir.

Türkiye ya da yurtdışında taraftarı olduğun, ileride formasını giymek istediğin bir takım var mı?
     Türkiye'de hangi takımda oynarsam o takımın taraftarı oluyorum. Bence kendi oynadığı takımın taraftarı olmayan futbolcu hiçbir başarıyı elde edemez. Sempati duyduğum takımlar var tabii ki de. İspanya da Real Madrid'i takip etmeye çalışıyorum. Forma giymemiz bu vakitten sonra zor ama neden olmasın :)))

Takımda en iyi anlaştığın oyuncular kimler? Antrenman ve maçlar dışında kalan boş vakitlerini nasıl değerlendiriyorsun?
     Takımda saha dışında arkadaşlık üst düzeyde  saha içindeyse en çok Murat Yılmaz, Sakıb Aytaç, Abdi Abi ve Ferhat ile iyi anlaştığımızı düşünüyorum. Tavşanlı küçük bir yerleşim yeri olduğu için pek fazla sosyal aktivitesi yok o yüzden antrenmandan ve maçlardan kalan vakitleri çoğu zaman tesislerde geçiriyoruz. İzin günlerimde ise İstanbul'a ailemin yanına ziyarete gidiyorum.

Futbol yeteneklerinin dışında yakışıklılığınla da tanınıyorsun, sana yeşil sahaların Kıvanç Tatlıtuğ’u diyorlar. Hatta TRT Spor tarafından düzenlenen bir yarışmada 10 bin oyla 1.Lig’in en yakışıklı oyuncusu seçilmiştin. Özellikle bayanların yoğun ilgisiyle karşılaştığını tahmin etmek zor değil. Bu ilgi seni rahatsız ediyor mu yoksa bu durum bir futbolcu için avantaj mıdır?
     Tavşanlı taraftarının büyük desteğiyle yarışmada 1. olmak güzel bir duyguydu .Yarışmadan sonra Facebook ve Twitter hesaplarımdan beni ekleyen ve benimle tanışmak isteyen bayan oranında biraz artış oldu tabi. İlgi beni rahatsız etmiyor aksine daha da mutlu ediyor. Futbol taraftarlarla oynanan bir sonuç oyunu olduğu için bana ilgi gösteren futbolseverlere ben de ilgi göstermeye çalışıyorum, fotoğraf ve imza isteklerini kırmamaya çalışıyorum.

Bu keyifli sohbet ve bize zaman ayırdığın için teşekkürler. Son olarak senin okuyucularımıza iletmek istediğin bir şey var mı?
     Ne demek ben teşekkür ederim, sizede yayın hayatınızda başarılar diliyorum..

Röportaj: Çetin KUZU
Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. 

10 Nisan 2013 Çarşamba

Malaga bu sonu haketmedi..

     İlk kez katıldığı Şampiyonlar Ligi'nde yarı finale kalma şansını son dakikalarda kaybeden Malaga için dün akşam trajik bir sonla bitti. Uzatmalara 2-1 önde girdikten sonra yediğin 2 golle elenmek zaten yeterince trajik ama böyle bir noktaya gelmişken yapılan haksızlıklar daha büyük trajedi.

     90-2'de soldan yapılan ortada 4 tane Dortmund oyuncusu birden ofsayt pozisyonunda olmasını, hatta Santana'nın topu çizgide tamamlarken yine ofsaytta olmasını hakemlerin görememelerini tesadüfle açıklamak zor.


      Pellegrini ve öğrencilerinin emeklerinin bu şekilde çalınması tarafsız gözle bakan herkesi rahatsız etmiştir eminim. Malaga'nın sahibi Şeyh Hamid bin Halife El Thani'nin maçtan sonraki "Bu futbol değil apaçık ırkçılık" isyanı da boş yere değil. UEFA yarı finalde 3 İspanyol istemedi sanırım.

7 Nisan 2013 Pazar

"The Flying Kid" Salih Uçan..

     Dün akşamın gecenin kahramanı "The Flying Kid" Salih Uçan. Kimileri onu Alex'le karşılaştırsa da Salih çok daha komple bir oyuncu, çift yönlü orta saha tanımının karşılığı. Hem defansif hem de ofansif yetenekleri bu kadar gelişmiş çok az oyuncu var Avrupa'da. Bence Türk futbolunun gelmiş geçmiş en yetenekli oyuncularından biri, Önümüzdeki 10 seneye damga vuracak nitelikte bir oyuncu. Dilerim ki hiç ciddi sakatlıklar yaşamaz ve kendine dikkat eder, hakettiği yere zirveye çıkar..

27 Mart 2013 Çarşamba

Röportaj: Adnan Erkan

     Bugünkü konuğumuz Denizli Belediyespor'daki teknik direktörlük görevinden geçtiğimiz günlerde ayrılan Adnan Erkan. Ankaragücü'nün kalesini koruduğu yıllarda milli takıma kadar yükselen ve Türk futbolunun unutulmaz isimlerinden biri olan Adnan Erkan'la keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Röportajımıza Denizli Belediyespor'la başlayalım. Ayrılık süreci nasıl gelişti, neden istifa ettiniz? Tek neden istenen sonuçların alınamaması mıydı?
     Denizli Belediyespor'un sezon başındaki planlamasında az bütçeyle ve genç oyuncularla lige başlayıp bu yıl ligde kalmak, gelecek yıllarda zirveye oynayan bir takım yaratmak planlanmıştı. Fakat alınan şanssız maçlar sonucu oluşan karşılıklı güven kaybı bu kararı almamı gerektirdi ve kulübün önünü açmak için istifa ettim. İstifa kararımda elbette ki kötü sonuçların etkisi olmuştur.

Denizli Belediyespor'un asıl amacı ligde üst sıralarda yer almak mı yoksa Denizli futbolu için oyuncu yetiştirmek mi? Yani sıralama açısından beklenen başarı gelmemiş olsa da sizce bu o kadar önemli miydi? -ki sizinle hemen hemen aynı puanda olan 5-6 takım daha vardı ligde.
     Yukarıda da belirttiğim gibi asıl amacımız genç oyuncuları önce Denizli sonrasında Türk futboluna kazandırmak için yola çıktık ve bu konuda yol katettiğimizi söyleyebilirim. Bu takımın ligde kalacağından en ufak şüphem yok ama futbolda beklenen olmazsa en önce teknik adamların değişmesi ve yeni bir heyecan gelmesi doğaldır. Denizli Belediyespor'da yaşanan budur.

Denizlispor’un bu sezonki durumu için ne düşünüyorsunuz? Lige kötü bir başlangıç yaptılar ancak ligin 2. Yarısında alınan başarılı sonuçlardan sonra sıralamada hızla yükseldi takım. Sizce Denizlispor’un bu sezon doğru ve yanlış yaptığı işler neydi?
     Denizlispor Süper Lig kültürüne sahip bir kulüptür. Son yıllardaki birçok kulüpte bulunan ekonomik sıkıntı Denizlispor'u da çok yıpratmış ve öncelikli hedefi mali disiplini sağlamaya sevk etmiştir. Bu çerçevede oluşan birlik ve beraberlik ortamı Denizlispor'u PTT 1. Ligde tutacağı gibi gelecek yıllarda daha borçsuz ve muteber bir kulüp olma yolunda takımımızı ilerletecektir.

Denizli futbolu için genel düşünceniz ne? Kentte genç oyuncu potansiyeli nasıl, takip ettiğiniz gelecek vadeden isimler var mı? Fenerbahçe’nin genç yıldızı Recep Niyaz da Denizlispor çıkışlı bir oyuncu, onun açtığı yoldan başka isimler de gelecek mi sizce?
     Denizli her zaman futbolcu potansiyeli olan bir şehirdir. Hem Denizlispor'da hem de Denizli Belediyespor'da ileride Türk futboluna hizmet edecek gençler görüyorum. Mali sıkıntılardan kurtulup alt yapıya ağırlık verildiğinde bu isimler artacaktır.

Denizli Belediyespor’dan önce Denizlispor’da Sportif Direktörlük yaptığınızı biliyoruz, peki ondan önce neler yaptınız? Futbolu bıraktıktan sonra kısa bir dönem kaleci antrenörlüğü yaptınız sanırım sonrasında arada geçen sürede ne gibi çalışmalarınız oldu?
     2003 yılında Mersin İdman Yurdu'nda futbolu bıraktıktan sonra 2004 yılını Diyarbakırspor'da ve 2005 yılını da Konyaspor'da Sakıp Özberk ile beraber kaleci antrenörü olarak tamamladım. 2005-2010 yılları arasında Denizli'de ticari hayatım oldu ve 2010 yılındaki Denizlispor menajerliğiyle çok sevdiğim futbola geri döndüm. Bundan sonra da futbolun içinde teknik adam olarak görev almayı, futbolculuğumdan sonra teknik adam olarak da iyi bir kariyer yapmayı arzuluyorum.

Futbolseverler sizi daha çok futbolculuk yıllarınızdan hatırlıyor, Türk futbolunun önemli kalecilerinden biriydiniz. Unutamadığınız bir maç ya da o yıllardan aklınızda kalan bir anınız var mı?
     Çok şükür ki doya doya geçirdiğim 20 yılımda en sevdiğim işi, kaleciliği zirvede oynama şansım oldu. İçimde geriye dönük en ufak bir ukde kalmadı. Elbette ki sayısız hatıralarım var ama 1993 yılında küme düşen Konyaspor takımından Ankaragücü'ne transfer olurken Ankaragücü yöneticilerinin beni 5-0 Galatasaray'ın kazandığı bir maçta beğenerek transfer kararı almalarının bende unutulmaz bir yeri vardır.

Futbol oynadığınız dönemde birlikte ya da karşılıklı oynadığınız isimler içinde en beğendiğiniz oyuncular kimlerdi?
     Birçok yetenekli isimle hem aynı takımda hem de rakip olarak oynama şansım oldu. Bizim zamanımızda takım oyunundan çok bireysel yetenekler ön plana çıkardı ve bu futbolun seyir zevkini güzelleştirirdi. Tabi ki yetenekli futbolcuların arttığı ve takım oyunun en üst seviyede oynandığı bir futbol arzusu içindeyim. Hakan Şükür, Okocha, Hagi, Şota, Hami Mandıralı gibi isimlerle mevkiimiz gereği daha çok karşılaştığımız için ilk olarak bu isimleri verebilirim.

Eski bir kaleci olarak şu an liglerimizde oynayan kaleciler içinde en çok hangilerini beğeniyorsunuz? Süper Lig dışında PTT 1. Lig ve 2. Lig’den de isimler söylerseniz daha mutlu oluruz.
     Cenk Gönen, Mert Günok ve Onur Kıvrak'ın ileride Türk futboluna damgalarını vuracağını düşünüyorum. PTT 1. Lig'de iyi oynayan kaleciler var ama 1461 Trabzon kalecisi Fatih çıkış yapacak bir görüntü veriyor. 2. Lig'de ise Altay'dan Ali Şaşal Vural ve Anadolu Selçuklu'dan Ahmet Sabri Fener'i gelecek vadeden kaleciler olarak görüyorum.

Bugünkü Türk futbolunun durumunu nasıl görüyorsunuz? Alt liglerde dikkatinizi çeken sorunlar ya da iyileştirilmesi gerektiğini düşündüğünüz noktalar var mı?
     Türk futbolunun en büyük probleminin sistemsizlik olduğunu düşünüyorum. İster kulüplerimizde isterse Milli takımımızda kendi aralarında bile iletişimden uzak ve her biri farklı çalışan alt yapı grupları görüyorum. Bu bazı kulüplerde dönem dönem düzeltilse de genel olarak Türk futbolunun sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Ben teknik adam ve oyuncu olarak en büyük yatırımın alt yapılara yapılması gerektiğine inanıyorum. İdealist ve bilgili hocaların maddi manevi olarak desteklenmesi ve federasyonun politikalarının her yönetimle birlikte değişmeden devam etmesi buralarda en iyi ve en donanımlı hocalarımızın olması gerektiğini düşünüyorum.

Zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyoruz, bizim için çok keyifli bir röportaj oldu. Bundan sonraki kariyerinizde başarılar diliyoruz.
     Ben teşekkür ediyorum. Sizlere de başarılar.
Röportaj: Çetin KUZU

Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. 

16 Mart 2013 Cumartesi

17.03.2013 İddaa Tahminleri (Çetin Kuzu)

Bugünün İddaa tahminleri benden, haydi bakalım hayırlısı :)

Mersin İdman Yurdu'nda 5 kadro dışı..

     Mersin İdman Yurdu'nda, bugünkü İstanbul BŞB mağlubiyetinden sonra 5 futbolcu kadro dışı bırakıldı. Hakan Kutlu'nun yönetime sunduğu rapor doğrultusunda Hakan Bayraktar, Mustafa Keçeli, Yattara, Ömer Aysan ve Yenal Tuncer kadro dışı bırakıldı. Ayrıca Spor33'ün haberine göre Bursaspor'dan kiralanan Ozan İpek'in de kadro dışı bırakılması da gündemde, son kararı yönetim kurulu verecek.

     Mersin İdman Yurdu'nun ligde kalma umutları iyice azaldığına göre artık önümüzdeki sezonun planlarının yapılması gerek. Yattara kronik sakatlıkları yüzünden sezon başından beri hemen hemen takıma hiç katkı sağlayamadı, burzamana kadar beklenmesi bile yanlış devre arasında gönderilebilirdi. Faturanın birilerine kesilmesi doğal, seçilen isimler teknik heyetin tasarrufudur birşey diyemem ama sakat olduğu için haftalardır oynamayan Ömer Aysan'ın kadro dışı bırakılmasına pek anlam veremedim açıkçası. Mersin için hayırlısı olsun diyelim.

13 Mart 2013 Çarşamba

Avrupa Kupaları'nda "Altın Sezon" yaşıyoruz..

     Türk futbolu bu sezon Galatasaray ve Fenerbahçe sayesinde Avrupa Kupaları'nda altın sezonunu yaşıyor. Başarısızlıklar ve hayal kırıklıklarıyla geçen yıllar sonrasında böyle bir sezon geçirmek gerçekten sevindirici. Bu sezon Avrupa Kupaları'ndan en çok puan toplayan 25 takım arasında 2 Türk takımı da var.
     Dün akşamki maçlar sonrasında ortaya çıkan tabloya göre Galatasaray, 21.6400 puanla 10. sırada, Fenerbahçe ise 15.6400 puanla 22. sırada yer alıyor. Fenerbahçe'nin olası bir Plzen galibiyeti ve turu geçmesiyle birlikte puanının daha da artacağını belirtelim. Galatasaray ve Fenerbahçe'nin bu başarıları ülke puanına da çok olumlu etkiler yapmaya devam ediyor, umarım iki takımımız da hep böyle devam eder. İşte şu an itibariyle bu sezon Avrupa'da en çok puan toplayan 30 takımın listesi.
Listenin büyük hali için üstüne tıklayın. İstatistikler: xs4all.nl

12 Mart 2013 Salı

Emre 22 dakikada Avrupa Karması'nda..

     Fenerbahçe'nin Bursaspor'u 4-1 yendiği maçta mükemmel bir gole imza atan ancak 23. dakikada sakatlanarak oyundan çıkan Emre Belözoğlu, dünyaca ünlü spor gazetesi La Gazzetta Dello Sport'un Avrupa Karması'na girmeyi başardı.

     Sadece 22 dakika sahada kalan Emre, attığı jeneriklik golün dışında Kuyt'ın direkten dönen topunda da mükemmel bir pas atmıştı. 8 puanla haftanın oyuncusu olan Ibrahimovic'in ardından 7.5 puanla ikinciliği paylaşan Emre Belözoğlu için Maradona yakıştırmaları yapıldı.

10 Mart 2013 Pazar

Eski Fenerli Faruk 47 yaşında futbola döndü..

     Fenerbahçe ve Kocaelispor formalarıyla hatırladığımız Faruk Yiğit, 47 yaşında futbol sahalarına geri döndü. Saç-sakal kombinasyonu ve fiziği nedeniyle "Mağara Adamı", "İlk İnsan", "Ayı Faruk" gibi lakaplarla tanınan Faruk Yiğit, 2. Amatör Lig takımlarından Yalova Demirspor'la sözleşme imzalayarak 8 yıl sonra futbola döndü. 2. Amatör Lig maçları 16 Mart'ta başlayacak.
     15 Nisan 1966 doğumlu Faruk Yiğit, 16 defa milli takımda yer almış Boluspor, Kocaelispor, Fenerbahçe gibi takımlarda uzun yıllar forma giymişti. En son Orhangazi Gençlerbirliği'nde futbolcu/antrenör olarak görev yapan Faruk, kulübede sigarasını içtikten sonra kendini oyuna sokmak gibi ilginç eylemlere de imza atmıştı :)