1 2 3 4 5 6 7 8
Antalyaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Antalyaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ağustos 2014 Pazar

İnceleme: Antalyaspor 2014-15

       Akdeniz’i yıllardır üst ligde temsil eden takım Antalyaspor, geçtiğimiz sezon kabus dolu bir sezon geçirdi. Beşiktaş’ın yollarını ayırdığı Samet Aybaba’yı takımın başına hoca yapan yeni yönetim, ikinci yarıda Kayseri Erciyesspor’da istediklerini yapamayan Fuat Çapa’ ile anlaşmıştı. Tecrübeli oyuncuları takıma toplayıp, büyük paralar döken Antalyaspor’un küme düşüşü camiada derin üzüntü yaşattı. Takımdaki oyunculardan bazıları ile yollarını ayıran Antalyaspor, bazıları ile devam kararı aldı. Hedefin şampiyonluk olduğunu belirten yönetim teknik direktörlük koltuğuna tecrübeli teknik adam Engin Korukır’ı getirdi. Yönetimin elini en çok geçen sezon transferlere harcanan paradan dolayı ortaya çıkan sıkıntılar bağlıyor. Şimdi Antalyaspor’un kadrosunu ele alalım.

KALECİ
       Geçen sezon takımın kalesini koruyan Sloven kaleci kadroda Saso Fornezzi yer alıyor. 1 sene daha takımda kalma kararı alan oyuncu gayet yetenekli bir isim. Bu ligde iş yapacağını düşünüyorum. Ama basında çıkan haberlere göre Saso Fornezzi, geçtiğimiz sezon aldığı maaşın yarısına anlaşmasına rağmen  parasını alamamış. Alamadığı için kulübe ihtarname çekmiş. Son durum nedir fikir sahibi değilim. Geçtiğimiz sezon Fethiyespor’a kiralanan ve Fethiyesporluların her platformda beddualar ve küfürler savurduğu Sammy Ndjock’un da sözleşmesi Antalyaspor’da. Ndjock’un kampa katılmadığı, Deportivo ile idmanlara çıkacağı yönünde haberler vardı. Sammy Ndjock gibi bir oyuncunun Antalyaspor’da oynamaması Antalyaspor için büyük şans olur. Kendisine olan güvenim sıfır. Bir diğer kaleci ise Ozan Evrim Özenç. Alt yaş milli takımlarda da forma terleten genç kaleci,geçen sezon ilk devrede Denizlispor’un kalesini korumuştu ve dikkatleri çekmişti. Gelecek vaad eden, yetenekli bir kaleci. Ndjock’un durumu ne olur bilmiyorum ama eğer Ndjock gelmezse 3.kaleci büyük ihtimal Antalyaspor’un genç oyuncularından Ahmet Özden olur. Saso Fornezzi ile Ozan Evrim arasında güzel bir rekabet olacağını düşünüyorum. Ozan Evrim kaleyi alırsa da şaşırmam. Yabancı sınırını nasıl kullanırlar bilemiyoruz?

SAVUNMA
       Antalyaspor savunmayı sağlama aldı. Mersin İdmanyurdu’ndan hatırladığımız Joseph Boum, geçtiğimiz sezon Ankaraspor’a kiralanan Lokman Gör, Balıkesirspor takımından gelen Murat Sözgelmez üçlüsü şu anda stoperi oluşturuyor. Joseph Boum, herhangi bir sakatlık geçirmemesi durumunda bu ligin iyi oyuncularından. Lokman ve Murat için de aynısı geçerli. Ayrıca hem stoper hem sol bek oynayan Mehmet Sedef  ile antrenmanlara çıkmasına rağmen yol ayrımına gidilmiş. Nedeni oyuncunun sağlık testinde ‘’oynayamaz’’ raporu çıkmasıymış. Mehmet Sedef, geçtiğimiz sezon Konyaspor maçında rahatsızlanmıştı ve kalp krizi geçirdiği ortaya çıkmıştı. Uzun süre takıma dahil olamayan oyuncu, savunma için çok önemli bir isimdi. Antalyaspor’un geçtiğimiz sezon savunmasının yaşadığı sıkıntılarda Mehmet Sedef’in olmaması her şeyi belli ediyordu aslında. Mehmet Sedef gibi bir değerin futbolu bırakması bir futbol sever olarak beni üzer.

       Sol bek için gösterdiği başarılı performans ile dikkatleri çeken 22 yaşındaki genç oyuncu Sakıb Aytaç transfer edildi. Konyaspor ile maddi pürüzler yüzünden anlaşamayan oyuncunun Antalyaspor’dan ne kadar alacağını özellikle merak ediyorum. Bu sezon maddi sıkıntılar yaşamazsa kendisi açısından gayet güzel bir performans gösterebilir. Sakıb’ın alternatifi genç oyuncu Hayrettin Cengiz gibi görünüyor. Alternatifi sıkıntı yaratabilir.

       Sağ bekte geçtiğimiz sezonu Boluspor’da tamamlayan Adem Alkaşi ve Denizlispor’dan Ömer Kandemir ikilisi var. Ömer genç bir isim. Geçtiğimiz sezon gösterdiği performans çok iyi değildi. Adem Alkaşi’den formayı alması zor gibi. Forma büyük ihtimalle Adem Alkaşi’de olur.

ORTA SAHA
       Orta sahada Hüseyin Atalay ismi direkt dikkatimi çekti. Bence bu oyuncunun takımda olması şans. İyi işler yapacağını düşünüyorum. Göbekte oynar, yeri gelir ön liberoda da oynar, yeri gelir forvet arkasında oynar. Yine Serkan Atak transferi de gayet iyi. Natxo Insa, Zeki Yıldırım gibi isimlerin yanına bir de Sezer Badur transfer edildi. Ön liberoda Oğuz Mataracı ismi dikkat çekiyor. Oğuz Fenerbahçe alt yapısından çıkan genç bir oyuncu. Avusturya’nın Lask Linz takımına transfer olan oyuncu, bu transferinden bir süre sonra Antalyaspor’a geldi. Antalyaspor Lask Linz takımına 5 Temmuz 2015’de vermek üzere 150 bin Euro’ya oyuncu için anlaşmış. Para o tarihte verilmezse Oğuz, Lask Linz’e dönecekmiş. Performansını merakla bekliyorum.

       Kanatlara baktığımızda hiç fena değil kadro. İlk göze çarpan isim 22 yaşındaki yetenekli oyuncu Emrah Başsan. İstanbul takımları ve Trabzonspor ile ismi sürekli anılan Emrah, şimdilik transfer olamadı. Transfer sezonunun sonuna kadar ne olur bilmiyorum ama bu ligde kaldığı takdirde takımına sağlayacağı katkı aşikar. Teknik, hız, yetenek. Hepsi mevcut. Yine geçtiğimiz sezon Denizlispor’a kiralanan Petr Janda. Engin hocanın gözdelerinden olmayı başarmış kampta. Petr Janda da kadroda tutuldu. Yine Trabzonspor’dan transfer edilen Şahin Aygüneş kanatlarda oynayabilen bir isim. Şahin için menajerinin Yunanistan takımlarıyla görüştüğünü bile biliyorum. Parada anlaşamadılar. Sonra da Antalyaspor’a geldi zaten. Şahin’in performansını merakla bekliyorum. Yine Ramazana Çevik, Uğur Aydın ve Bayram Akdere kanatlara alternatif isimler.

       Forvet arkasına ise bu ligin gezgin oyuncularından ‘’Messi Arif’’ lakaplı Arif Şahin transfer edildi. Arif ‘in 2-3 sezon önceki performansıyla şimdiki performansı bir değil. Kendini bulursa fark yaratabilecek bir oyuncu. Teknik seviyesi üst seviyede. Agresifliğini atlamamak lazım. Saha içindeki agresifliği takımının başına iş açabilir.

FORVET
       Lamine Diarra… 30 yaşındaki tecrübeli oyuncu Süper Lig’de yaptıklarıyla insanların gözüne öyle bir girdi ki, kimse kalacağını tahmin etmiyordu. Rakiplerinin şimdiden korkulu rüyası. Hız, son vuruş. Ligin en iyi forvetlerinden. Performansını merakla bekliyorum. Yine Şahin Aygüneş de forvette Lamine Diarra’ya alternatif olabilir. Hocanın nasıl oynatacağını bilmiyorum ama kanatta da oynatabilir. Lamine Diarra’nın alternatifleri arasında Emre Torun, Çağrı Yarkın ve Seddar Karaman da var.

GENEL BAKIŞ
       Kadroya genel olarak baktığımızda problem yok gibi. Ama maddi problemler Antalyaspor’un başına iş açabilir. Sürekli oyuncuların maddi problemler yüzünden kampta huzursuzluk çıkardığı yönünde haberler okuyoruz. Yönetimin bunun önüne acilen geçmesi lazım. Bu sezon Antalyaspor, bir üst lige çıkamazsa, seneye transfer tahtası kapanabilir, alt liglere doğru gidebilir. Yönetimin  bu konuda önlemler alması, planlar yapması gerekiyor. Yine dikkatimi çeken bir diğer nokta ise kulüpteki çelişki. Antalya basınında okuduğumuz haberler kafa karıştırıyor. Başkan ile yönetici takımdan ayrılan Serkan Balcı için ‘’Huzursuzluk yarattı, takıma abi değil çakma abi olur anca’’ gibisinden cümleler kurarken, Engin Korukır ‘’Serkan’ın adamlığına söyleyecek hiçbir söz yok. Süper Lig’de oynamak istiyordu, yolu açık olsun.’’ gibi açıklamalar yaptı. Bu kadar çelişkiyi kafam kaldırmadı açıkçası. Yani bu kulüpteki iki başlılık sanki hocanın ileriki haftaları zor göreceğini gösteriyor. Engin hoca belki de oyuncularını koruyor, dürüst davranıyor. Kendisine saygım da sonsuzdur. Ama bu yöneticileri rahatsız edebilir. Antalyaspor için sanki bu sezon ‘’Ya tamam ya devam‘’ sezonu. Tabii neler olacak bunu zaman gösterecek.

       Ayrıca PTT 1.Lig’de takımların genel olarak kombine satamama problemi var. Ülkenin en çok para dönen şehirlerinden Antalyaspor’da halkın kombineye ilgisi çok düşük. Söylenene göre kombine sayısı 50’yi görmemiş. Passolig kart çıkaran sayısı da 600 civarlarındaymış. Antalyaspor yönetimi taraftarı stada çekmek içinde bayağı yorulacak gibi. Ama sponsorlar tarafından 2500’e yakın kombine satılacağı da söyleniyor.

       Antalyaspor’un bu güzide kadrosuna rağmen ligde maddiyattan dolayı zorluklar çekeceğini düşünüyorum. Ama ilk altıyı tehdit eden bir takım olacağı da belli. Bir başka yazıda görüşmek dileğiyle. Keyifli okumalar…

Hazırlayan: Hüseyin KARABACAK

2 Mart 2014 Pazar

Bay Akademisyen ile Pozisyon Analizi

Fenerbahçe - Gençlerbirliği
       Orta alanın hemen gerisinde Fenerbahçe'nin çıktığı kontra atak pozisyonu; 4 oyuncu tüm atağı yaklaşık 60 metre kadar devam ettiriyor. Sol kanattan devamlılığı çok iyi bir koşu geliyor, atılan uzun top çok etkili, şiddeti ve atılan yer doğru. Savunma dengesiz yakalanıyor. Ceza sahası içine gelindiğinde sayı olarak fazla savunmacı olsa da pozisyonlar oturmuyor, Fenerbahçe'li 3 oyuncu tamamen demarke durumda top bekliyor. Pozisyon penaltı ile sonuçlanıyor.

Çaykur Rizespor - Galatasaray
       Galatasaray'da ceza sahası önünde savunma hattı fazla gömülü durumda. Ön libero oyuncuyu karşılamalı. Hücum oyuncusu çok rahat top alıyor, oyunu kanattaki uygun arkadaşına aktarıyor, atak genişliyor. Topu kanata aktaran oyuncu doğru bir koşu ile içeride pozisyon alıyor, orta yapıldığında tamamen demarke durumda. Onu ceza sahası önünde karşılayan ön libero beraber devam etmiyor. 
Orta yapılırken savunmacı sol bek daha yakın karşılamalı, orta yapmasına izin verilmemeli. Top altı pasın önüne geldiğinde iki savunmacının yanlış pozisyon aldığını ve rakibe kafayı vurdurduğunu görüyoruz. Kafa vuruşu üstten dışarı gidiyor.

Beşiktaş - Antalyaspor 
       Antalyaspor'da orta alan bloğu ile savunma bloğu arası çok kopuk. Topu alan Beşiktaş'lı oyuncunun çevresinde hiçbir savunma yok, tehlikeli bölgeye topu sürüyor. ileri uçtaki arakadaşının çapraz koşusu ile önünde daha da etkili bir boş alan oluşan oyuncu acele ediyor, etkisiz bir vuruş geliyor.

                                   Hazırlayan: İvan KİLE / @Futbol_Akademi

18 Şubat 2014 Salı

Bay Akademisyen ile Pozisyon Analizi

Fenerbahçe - Kasımpaşa

       Fenerbahçe orta sahasının alan paylaşım hataları yaptığı bir pozisyon. 2. bölgede rakibi karşılayacak oyuncu yok. Savunma dengesiz, kademe hataları yapılıyor. Alves, çevre kontrolü eksikliği ile adamını kaçırıyor.

       Ofansif olarak baktığımızda kontra oynanmış uzun bir top savunma dengesinin bozulması için uygun bir ortam hazırlıyor. Ön direğe çok yerinde bir orta ve sonrasında düzgün bir kafa vuruşu ile gol geliyor.

Antalyaspor - Galatasaray

       Bu pozisyonda orta alandaki üç Galatasaraylı oyuncu savunma yönünden eksik kalıyor. Ceyhun'un rakibini takip etmemesi büyük tehlikenin başlangıcı oluyor. Savunmadaki ikili mecburen switch edip oyuncu değiştiriyorlar ancak altıpas önünde 3 hücum oyuncusuna karşı iki savunma oyuncusu ile yakalanmak sıkıntılı.

       Ofansif anlamda ise yine uzun oynanan bir top sonrasında güzel bir ceza sahası koşusu görüyoruz. Etkili pozisyonda şut tercihi doğru ancak alternatif olarak demarke pozisyonda iki hücum oyuncusu daha görülüyor. Atılan şut sonrası top Muslera'dan sekip kornere çıkıyor.


Beşiktaş - Bursaspor

       Almedia'da atılan uzun top sonrası Almeida'nın pozisyon almadaki üstünlüğünü kullanıp topu arkadaşına indirmesi ve birinci sınıf bir ön direk koşusu ve uzak köşeye yaptığı tek vuruş ile bulduğu gol, bana göre santraforlar için derslik niteliğinde.

       Savunma anlamında ise ilk müdahalelerdeki sıkıntıların gole sebep verdiğini görüyoruz. İkiye tek pozisyonlarda hücum oyuncusuna hareket kabiliyeti bırakmamak gerekiyor. Sonuçta sadece iki hücum oyuncusu ile gelen golü Bursaspor'un oturup değerlendirmesi gerekiyor.


25 Kasım 2013 Pazartesi

Maç Analizi: Antalyaspor - Fenerbahçe

       İstikrar... Fenerbahçe için söylenebilecek doğrulardan biri istikrar kelimesi olabilir. Son dakikalarda gelen 4 galibiyette istikrar, deplasman maçlarında galibiyette istikrar, liderlikte istikrar... Peki Fenerbahçe Antalya deplasmanında neler yaptı?

       Maça çok iyi başlandı; Her oyuncu istekliydi, sık sık alan değiştirdiler, aradılar... ilk golü de 5. dakika da buldular.

       Genel dizilim çok farklı değildi. Topal'ın görevini Emre layıkı ile yerine getirdi. Alves ve Egemen'in arasına üçüncü stoper olarak girdi. Caner ve Gökhan ortasahaya dahil oldu. Emre belki çok ortalarda görünmedi ama takımın pas dağılımını organize eden adamdı. 96 kere topla buluştu,70 pas attı, %97 isabet ile oynadı.

       Fenerbahçe kendi pas başarı istatistiğinin de üzerine çıktı, 12 haftanın en isabetli pas oranını yakaladı (%91.23)

       Takım saha yerleşim mesafesi 58.64 metre, takımın genel olarak önde oynamaya çalıştığını söyleyebiliriz. Trabzonspor maçındaki ortalamadan (62 m) sonra  bu anlamda en iyi maçlardan biri oldu.


       Koşu mesafelerinde kendi ortalamasının altında kaldı, 108.1 km mesafe kat etti. 6 oyuncu 10 km üzerine çıktı. Bu rakamların 12 km'leri bulması gerekiyor. Nuri Şahin bu hafta 12 km ile Dortmund'un en fazla mesafe kat edeni oldu. Fenerbahçe orta saha oyuncularının bu mesafelere ulaşması gerek.


       Pas bağlantılarında Emre önemli rol aldı diye belirtmiştik. Cristian'da bu maçta "isteyen" oyuncuların başında geldi. Özellikle üçüncü bölgede ilk yarı sık sık baskı uyguladı.


       İkinci yarı bir türlü bulunamayan gol takıma negatif yansımış gibi görünse de rakamlar çok ta öyle olmadığını gösteriyor. İkinci yarı daha fazla topla oynandı, kaleye daha fazla şut denendi, ceza alanına daha fazla top atıldı,hücumda daha fazla topla oynandı, rakipten daha fazla top kazanıldı vs. Hemen hemen her veri ikinci yarıda daha olumlu bir tablo çizse de burada tartışılacak konu üretkenlik olmalı. Bu takım daha hızlı ve daha fazla skor bulabilir.

       Alper'in daha efektif işler yapması gerekiyor. Çok yetenekli, kendini geliştirecektir. Bu takımda pozisyonu gereği önemli bir konumda. Belki de pas istasyonlarında biri olma durumu olabilir. Ancak şu an için bu beklentileri kendi adıma tam olarak karşılamadı.

       Son birkaç cümle de Emenike'ye söylemek gerek. Eleştiriliyor. Kimi noktalar haklı, ancak dün ağırlığını tek bir pozisyonda bile olsa gösterdi, ne kadar etkili bir oyuncu olabileceğini, tabelayı değiştirecek vasıfları olduğunu hatırlattı. Bu takıma çok daha fazla şeyler verecektir.

Hazırlayan: İvan KİLE

4 Kasım 2013 Pazartesi

Röportaj: Uğur Yasan

       Transfer Merkezi Dergisi'nin bugünkü konuğu, Antalyaspor ve Kocaelispor formalarıyla uzun yıllar Süper Lig'de forma giymiş tecrübeli bir isim; Uğur Yasan. Bu sezon Bölgesel Amatör Lig takımlarından Patnos Gençlik'e transfer olan Uğur Yasan ile Ümit Şengün'ün yaptığı röportajı hep birlikte okuyalım.

Futbola başlama hikayenizi bizlere anlatır mısınız?     

       Futbola 1988 yılında şimdiki adıyla Medical Park Antalyaspor’da başladım. 9 yaşındaydım ve futbolu çok seviyordum. Babamın sayesinde önce Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nün açmış olduğu yaz futbol spor okuluna kayıt oldum. İki aylık bir eğitimden sonra Antalyaspor alt yapı hocaları tarafından minik takıma seçildim ve böylece lisanslı futbol hayatım başlamış oldu.

Bugüne kadar birçok kulüp gezdin, bunların içinde sana en fazla katkı sağlayan, sende ayrı yeri olan ekipler hangileriydi?

       En fazla katkı sağlayan ekipler tabii ki Antalyaspor ve Kocaelispor'dur. Tabii ki diğer oynadığım takımların da futbol hayatıma ve günlük hayatıma irili ufaklı katkıları oldu ama bu iki kulübün hayatımda yeri bir başkadır.

Kariyerin boyunca en çok zevk alarak oynadığın oyuncular kimlerdi?

       Birçok kaliteli, yetenekli ve karakterli futbolcu ile yan yana oynama fırsatı buldum. Ancak iki isim var ki onlarla yan yana aynı takımda oynamak, beraber vakit geçirmek ayrı bir zevkti. Atilla Birlik ve Cem Sinan Vergül.

Kocaelispor'da oynadığınız dönemden bugüne kadar aynı takımda ya da karşılıklı oynadığı oyunculardan bir 11 oluşturmak istesek kadronuza kimleri yazardınız?

       Kadroyu oluşturmak gerçekten zor ama beraber oynadığım arkadaşlarımdan bir takım kurmayı tercih ederim. Kalede Ahmet Şahin (Kocaelispor), savunmada Emrah Eren (Kocaelispor), Faruk Sarman (Kocaelispor), Cemil Adıcan (MKE Kırıkkalespor), Uğur Boral (Kocaelispor), orta sahada Cem Sinan Vergül (Kocaelispor), Volkan Arslan (Kocaelispor), Alex Yordanov (Kocaelispor), Maurizio Gaudino (MP Antalyaspor) forvette Atilla Birlik (MP Antalyaspor) ve Zdravko Lazarov (Kocaelispor)

Bugüne kadar oynadığın en gaddar, en acımasız oyuncu hangisiydi peki?

       Antalyaspor da oynadığım dönemde birlikte forma giydiğimiz Bulgar oyuncu Gosho Guintchev. Kesinlikle acımasızdı.

Geçmişe dönüp bakacak olursak futbolcu olarak verdiğin en kötü kararın hangisiydi sence?

       Futbol hayatımda verdiğim en kötü karar Kocaelispor’a ikinci kez geri dönüşümdü. Hem ailevi sebepler hem de kıramayacağım büyüklerim için teklifi düşünmeden kabul ettim. Ancak bu karar sanırım profesyonel futbol hayatımın bitişi oldu ama yaşadığım hiçbir şeyden pişman değilim. Bugün olsa yine aynı kararı verirdim.

Kaç yaşına kadar futbol hayatını sürdürmeyi planlıyorsun? Futbol hayatını sonlandırdıktan sonra çalıştırıcı olarak futbola hizmet etmeyi düşünüyor musun?

       Kendime bir süre belirlemedim. Tabiri caizse ayaklarım beni taşıdığı ve fiziki kalitem elverdiği müddetçe futbol oynamayı düşünüyorum. Şu an UEFA-B kursunun ilk aşamasını tamamlamış bulunmaktayım. İnşallah ikinci aşamayı da geçtikten sonra antrenörlük belgemi almış olacağım. Futboldan kopmayı kesinlikle düşünmüyorum. Görevim ne olur bilmem ama mutlaka futbol sektöründe çalışma hayatıma devam etmek istiyorum.

Futbol dışındaki özel hayatınızda neler yapmaktan hoşlanırsın?

       Futbol dışında özel bir hayatım yok denecek kadar az. 3,5 yaşında Toprak adında bir oğlum var ve eski eşimle birlikte yaşıyor. Fırsat buldukça oğlumun yanına gidip onunla vakit geçiriyorum. Akdeniz Üniversitesi BESYO mezunuyum. Bu yıl tüm boş zamanımı önce oğluma daha sonra KPSS ye ve UEFA-B kursuna ayırdım.

Hem üst hem de alt liglerde forma giymiş bir oyuncusun, ligler arasındaki farkları okuyucularımıza aktarır mısın?

       Her anlamda belirgin farklar mevcut. Oyuncu ve teknik adam kalitesi, tesis ve donanım, maddi imkanlar kesinlikle çok farklı. Hatta uçurum var.

Şu anda Ağrı'nın Patnos Gençlik Kulübü'nde oynuyorsun, o bölgede futbol yönünde bir ilerleme var mı?

       Tabii ki her bölgemizde olduğu gibi burada da yavaş da olsa bir ilerleme söz konusu ama yine de daha çok destek şart. Kulübümüz tesisleşme adına bir yapılanma içerisinde. Patnos Ağrı’nın bir ilçesi ancak futbol adına yapılanlar küçümsenemeyecek derecede. Buna karşın il olmasına rağmen Ağrı merkez için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Muazzam, ışıklandırmalı bir stadyumu olmasına karşın il merkezinde futbolda ilerlemeyi bırakın, gerileme var.

3. Lig'deki yaş sınırı uygulamasıyla ilgili görüşleriniz nelerdir?

       Ülkemizde futbol maalesef günden güne daha kötüye gidiyor. Bunun sebepleri uzman kişiler tarafından araştırılmalı ve çözüm üretilmelidir. Saçma sapan uygulamalarla bu problemler çözüme kavuşmaz; aksine yeni problemler doğurur. Şu an ülke futbolunda uygulanan kontenjan saçmalığı bırakın genç futbolcuların önünü açmayı, onların daha da körelmesine ve liglerin kalitesinin düşmesine sebep olmuştur. Ayrıca bu tamamen insan haklarına aykırı bir uygulamadır ve bir an önce sonlandırılmalıdır.

Transfer Merkezi sitemizi takip ediyor musun? Eksik gördüğün ya da ağırlık vermemizi istediğinin bir yer var mı?

       Fırsat buldukça beğenerek takip ediyorum. Geniş kitlelere yayılması için reklam vermenizi tavsiye ediyorum.

Röportaj için teşekkürler, son olarak senin iletmek istediğin bir şey var mı?

       Ülkemizde ve dünyada futbol ailesini oluşturan en önemli yapı taşları futbolcular ve antrenörlerdir. O halde öncelik futbol emekçilerinin haklarının korunması ve kollanmasıdır. Şu an ben de dahil bir çok arkadaşımız ve hocalarımız alacaklarını alamamaktadırlar. Hayattaki en önemli olgulardan biri emektir. Emeğin karşılığı mutlaka hak sahiplerine verilmelidir. Transfer yasağı ve benzeri uygulamalar kesin çözüm değildir. Futbol emekçilerinin haklarını koruyabilmeleri ve alabilmeleri için radikal çözümler üretilmelidir. Son olarak tüm futbol ailesine tertemiz bir futbol ortamı diliyorum. Teşekkürler…
Röportaj: Ümit ŞENGÜN
Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

14 Eylül 2013 Cumartesi

Maç Analizi: Galatasaray - Antalyaspor

     Spor Toto Süper Lig'de 4. haftanın açılış maçında Galatasaray, MP Antalyaspor'u ağırladı. Taraflar sahadan 1-1'lik eşitlikle ayrıldı.


Maçın İyileri
     Galatasaray adına maçın iyi ismi Felipe Melo'ydu. Orta alanda yine takımını ayakta tutan isimlerden birisiydi. Yine çok mücadele etti, yine çok hırslıydı. Galatasaray orta sahada Selçuk İnan'ın yokluğunu fazlasıyla hissetse de Melo elinden geleni yaptı. Drogba ve sonradan oyuna giren yeni transfer Bruma da takımın iyilerindendi.

     MP Antalyaspor'un ve sahanın en iyi ismi kaleci Hakan Arıkan'dı. Çok kritik kurtarışlar yaptı, takımına 1 puanı getiren isimdi. Hakan'ın dışında orta sahada çok çalışan Serkan Balcı, Natxo Insa ve Vederson takımın iyileriydi.

Maçın Kötüleri
     Galatasaray'da Burak Yılmaz sahanın en kötü isimlerinden biriydi. Çok net gol pozisyonlarından yararlanamadı, biraz konsantre olsa sadece ilk yarıda 3 gol atabilirdi. Amrabat ve Emre Çolak da kendilerine verilen şansı iyi kullanamadılar.

     MP Antalyaspor'da bariz kötü diyebileceğimiz bir isim yoktu ama oyuna sonradan giren Murat Duruer, girdikten sonra hiç etkili olamadı, varlığı yokluğu belli değildi. Tecrübeli golcü Milan Baros da sahanın etkisiz isimlerinden biriydi.

Genel Değerlendirme
     Spor Toto Süper Lig'de 4. haftayı geride bırakan Galatasaray da Antalyaspor da ligde 3. beraberliklerini almış oldular.

     Galatasaray, yine rakibine göre iyi oynadığı bir maçta puan kaybı yaşadı. Galatasaray'ın çok organize olduğunu söyleyemeyiz ama çok pozisyona girmesine rağmen bitirici vuruşları yapamadılar. Çok fazla pozisyon bulsalar da istenen skorlar ve puanlar gelmediği için Galatasaray'da işler pek yolunda görünmüyor. Galatasaray bir an önce toparlanmalı, ileride bu kaybettiği puanları arayacaklar.

     Antalyaspor, Galatasaray karşısında iyi direndi ve TT Arena'dan hedefledikleri 1 puanı çıkarmayı başardı ancak 4 haftada 3 puan toplayan Antalyaspor'da da işlerin yolunda olduğu söylenemez. Dün sahada bilinçli bir hücum organizasyonları yoktu, sadece pres ve kapılan toplarda hızlı bir şekilde ileri çıkmayı düşünmüş Samet Hoca ama bu şekilde ligin genelinde başarılı olmaları zor. Ligin başı olduğu için bir uyum sorunu da söz konusu olabilir ama onlar da biran önce toparlanmalı, yoksa lig onlar için zor geçecek gibi görünüyor.

14 Temmuz 2013 Pazar

Röportaj: Ergün Teber (Antalyaspor)

     Transfer Merkezi Dergisi'nin bugünkü konuğu Antalyaspor'un ''Anadolu Gezgini'' diye adlandırılan sol beki Ergün Teber. Kayseri Erciyesspor, Kayserispor, Sakaryaspor, Çaykur Rizespor, Gençlerbirliği, Kocaelispor, Kasımpaşa, Samsunspor formalarını terleten tecrübeli oyuncu şu anda Antalyaspor'da forma giyiyor. Yazarlarımızdan Oğuzhan Arslan'ın yaptığı röportajı okumaya ne dersiniz?


Merhabalar Ergün Teber, bize futbola başlama hikayeni kısaca anlatır mısın?
     Merhabalar, tabi futbola başlamam çok ilginç oldu. Babam çok karşıydı ve evden kaçıp gizlice 7 yaşındayken Adana amatör  takımlarından Yenibeygücüspor'da futbol oynamaya başladım.
Altyapılardan Süper Lig'e uzanan kariyerinde en çok kimlerin sana katkısı oldu. Buralara gelmende hangi hocaların daha çok rolü var sence?
     Benim futbolcu olmamda en çok Erol Servet Bağlar rol oynamıştır. Daha sonra Recep Mamur ve Mehmet Özhaseki çok yardımcı oldular bana. Ama bugün Süper Lig'de oynuyorsam herşeyi Hikmet Karaman'a borçluyum. Beni yoktan var etti.
Bir sol bek oyuncusu olarak kendinde beğendiğin, güçlü ya da zayıf olduğunu düşündüğün yönler neler? Özellikle geliştirmen gereken bir eksiğin olduğunu düşünüyor musun?

     Benim en güçlü yanım devamlılığım ve kuvvetim, bir de uzun zaman ligde oynamanın verdiği rahatlık var tabiki. Zayıf yanım ise bazen oyun içerisinde dalabiliyorum, bu da bana sıkıntı yaratabiliyor. Geliştirmem gereken yerim ise defansa daha fazla önem vermem olduğunu düşünüyorum.
Kendi açından bu sezonu nasıl yorumluyorsun?

     Benim açımdan çok iyi bir sezon oldu. Her açıdan başarılı bir sezon geçirdiğime inanıyorum.
Kariyeriniz boyunca 10'a yakın kulüpte forma giyme fırsatı yakaladın. Futbolseverler seni ‘’Anadolu Gezgini’’ olarak tanımlanıyor. Bir çok takımda forma şansı bulmanın iyi ve kötü yanlarını okuyucularımıza anlatır mısın?

     Benim hayatımda yaptığım en büyük hata çok takım değiştirmek oldu. Çoğu değişimler de para ve yöneticilerin futbolu anlamadığından kaynaklandı. Bu değişiklikler çok zarar verdi bana. Şimdiki aklım olsa en fazla 4 takımda oynamış olurdum. Büyük takıma gitme olayımı da engelledi tabiki çok takımda forma giymek. Çok takım değiştirmenin hiç bir iyi yani yok anlayacağınız.
Kariyerinde bunda sonraki hedeflerin nelerdir? Büyük takımlarda ya da milli takımda oynamak hedeflerin arasında var mı?
     Benim kariyerime başlarken hedefimde ligde 300 maç barajını aşmak vardi. Buna az kaldı, önceliğim bu olacak tabiki. Büyük takım ve milli takım her futbolcu için yaşanacak en büyük tecrübedir. Ben Süper Lig'de oynayarak hedefimi gerçekleştirdim, kariyerimi Süper Lig'de noktalamak ise şimdiki hedefim.
Ergün Teber, Kariyerin Boyunca 290'a yakın maçta forma giymiş bir isimsin. Kariyerin boyunca karşılıklı oynamakta zorlandığın isimleri okuyucularımıza anlatabilir misin?

     Ben hiç bir futbolcudan çekinmedim ama zorlayan futbolcular illaki olmuştur. Mesela Anelka, Yattara. Bu tarz isimler herkese sıkıntı yaşatabiliyor.
Kendi mevkiinde oynayan futbolcular içinde en çok beğendiğin, örnek aldığın isimler kimler?

     Açıkçası benim idolüm Hakan Ünsal’ı çok beğeniyordum. Küçük yaşlarımdan itibaren onunla büyüdüm. Ayrıca Gençlerbirliği'nde oynayan Sırp oyuncu Tosic’i de beğeniyorum.
Kariyerin boyunca unutamadığın golün ve unutamadığın maçın bizlere anlatır mısın?

     2005 yılında Kayserispor'da iken  Beşiktaş'a attığım lig golümü unutamam ve aynı sezon Galatasaray maçında Gökhan Ünal'a 2 asist yaptığım 2-2 biten maçı da asla unutamam, benim hayatimin dönüm maçları oldu.
Antalya’da zamanını nasıl geçiriyorsun, hobilerin nelerdir?

     Antalya'da zamanımın tümü ailemle geçiyor. Çünkü en büyük zevkim ailemle vakit geçirmek, hobilerimin içinde araba kullanmak ve nargile içmeyi sayabilirim.
Antalyaspor, yönetim ve teknik heyet bakımından kabuk değişimine gitti. Antalyasporun geleceği hakkında neler diyebilirsin?
     Açıkçası yeni oluşum için en büyük dileğim iyi olması, başka söyleyecek bir şey yok bundan başka.
85 Kez milli takım kategorilerinde forma giymiş bir isimsin. Milli takımlar da oynadığın yıllar hakkında neler diyebilirsin?
     Kıymetini bilemediğimiz yıllar oldu bence, çok küçüktük o zamanlarda. Mesela Avrupa Şampiyonası'nda 2. olduk. Finalde İspanya'ya yenildik ama ne olduğunun farkında bile değildik. Her şeyi geçtikten sonra daha iyi anlıyorsunuz.
A Milli takımımızın son yıllarda beklenen başarıdan uzak? Sence bu neden kaynaklanıyor? Milli takım ve Türk futbolunun daha ileriye gitmesi için neler yapılabilir?
     Bence en büyük sorun futbolcuların yeteri kadar zaman alamaması ve bir anda gençleşme operasyonudur. Her şeyin zamanı var. Yavaş yavaş oluşsaydı belki bu kadar dibe vurmazdık. Bir de kendi fikrim Milli takımda hiç bir zaman adalet olmadı. ''Büyük takımdan olsun da taştan olsun'' zihniyeti haksızlığı da beraberinde getirdi ve sonuç ortada. Allah yardımcımız olsun. Milli takımda başarı için önce adalet sağlanmalı ve hak edene hakettiği milli forma verilmeli. Milli takım İstiklal Marşımızı bilmeyenlerin yuvası olmamalı kanaatimce.
Bu keyifli sohbet ve bize zaman ayırdığın için teşekkürler. Son olarak senin okuyucularımıza iletmek istediğin bir şey var mı?
     Ben teşekkür ederim,bu keyifli sohbette bana zaman ayırdığınız için. Sizlere de yayın hayatınızda başarılar.
          Röportaj: Oğuzhan ARSLAN
Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. 

26 Aralık 2012 Çarşamba

Ergün Teber'e 6 ay ceza..

     Medical Park Antalyaspor'un formda oyuncusu Ergün Teber'e, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu tarafından sportif müsabakalardan 6 ay men cezası verildi. 2010-2011 sezonu sonunda sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek Samsunspor'a imza atan Ergün Teber için Kasımpaşa Kulübü Sportif Ceza ve Transfer Yasağı talebiyle Uyuşmazlık Çözüm Kurulu'na dava açmıştı. Kurul davayla ilgili sonucu açıklayarak Teber'e 6 ay müsabakalardan men cezası verirken, Samsunspor'a ceza verilmedi.

    Bu ceza hem Antalyaspor hem de Ergün Teber açısından çok kötü oldu, çünkü Antalyaspor'la birlikte Ergün Teber'de ligdeki en iyi dönemlerini geçiriyordu. Formunun zirvesindeyken 6 ay sahalardan uzak kalması hem takımı hem onun açısından çok büyük kayıp olacak. Ergün Teber'in Tahkim'e gitme hakkı var, son kararı onlar verecek..