1 2 3 4 5 6 7 8

3 Şubat 2014 Pazartesi

04.02.2014 İddaa Tahminleri

Scout Raporu: Kaan Güdü (F.Karagümrük)

       Dün 3.Lig 1. Grup'ta zirve mücadelesi veren Fatih Karagümrük-Bergama Belediyespor maçındaydım. Maçtan çok, iki takımın kadrosunda yer alan genç oyuncuların maç performanslarına dikkat ettim. Fatih Karagümrük forması giyen Kaan Güdü, sahada performansıyla fark yaratıyordu. Rahatlıkla üst liglerde oynayabilecek potansiyele sahip, çok yetenekli bir oyuncu.

       1995 doğumlu Kaan, orta sahanın ortasında defansif ve ofansif olarak oynayabiliyor. Futbola Galatasaray altyapısında başlayan Kaan, daha sonra Damlaspor ve Fenerbahçe alt yapılarında da forma giymiş ve bu sezon başında Karagümrük ile 3 yıllık sözleşme imzalamıştı.

       Sol ayağını tabiri caizse raket gibi kullanıyor. Oyunu çok iyi yönlendiriyor, top hakimiyeti çok iyi. Özgüveni yüksek seviyede. Maç içinde topu bir kanattan diğer kanada yönlendirip oyunu rahatlatabiliyor. Toplu ve topsuz oyunda mücadele gücü yüksek, doğru pozisyon almasını biliyor. Eksik yönlerine gelecek olursak; ilk toplardan sonra ikinci hamleyi yapamıyor oluşu bir handikap. Yani takım arkadaşına verdiği pasın devamında kendisini oyunun içine atamıyor. Göze batan tek eksiği bu. Bu yönünü de geliştirirse bence üst liglerin iyi bir oyuncusu olur. Henüz 18 yaşında ve çalışırsa tüm eksiklerini rahatlıkla kapatabilir.

       Ayrıca yine Karagümrük forması giyen 1995 doğumlu sol bek Erhan Kara da dün oldukça iyi bir performans sergiledi. Daha kesin ifadeler kullanmak için bir maçını daha izlemek istiyorum. Kumaşı sağlam, futbolumuzda sol bek sıkıntısı varken bu oyuncuyu da yakından takip etmek gerek. Erhan'ın.alt yapısı da Galatasaray.

       Kaan Güdü'nün de alt yapısında forma giydiği Damlaspor, altyapıda İstanbul'un futbolcu fabrikası gibidir, bunu da belirtmekte fayda var. Son olarak Karagümrük taraftarına da tebrikler, takımlarına her maçta çok iyi destek veriyorlar.

Hazırlayan: Ali KARAKAŞ

2 Şubat 2014 Pazar

03.02.2014 İddaa Tahminleri

Teknik Analiz: Eskişehirspor-Fenerbahçe

       Eskişehir deplasmanı Fenerbahçe için çok zorlu geçti. Kaybedilen 3 puan camiada huzursuzluğa sebep olmuş olabilir. Peki Eskişehirspor maçı Fenerbahçe için nasıl geçti?

       Haftanın sürpriz ismi sanıyorum Holmen'di. Ersun Yanal, tercihini o bölgede çoğunlukla Christian'dan yana kullanırken, bu hafta Meireles'in de takıma dönmesi ile birlikte Christian tribüne çıkan isim oldu.

       Biraz rakamlara bakalım;

       Topla oynama sayısında 18. hafta ortalaması 648, bu hafta ise çok altında kaldılar; 547. Aynı şekilde pas sayısında da lig ortalamalarının altında kaldılar; 18 hafta ortalaması 409 pas iken bu maçta toplam pas sayısı 341 de kaldı. Holmen, Meireles, Topal 3'lüsünün daha fazla pas alışverişi yapıp takımın ofansif üretkenliğini artırmaları gerekiyor.

       Kat edilen mesafelere bakınca Fenerbahçe'nin 111 km civarlarında olan ortalamasını bu maçta yakaladığını görüyoruz;


       Şut sayılarında ise 15 olan sezon ortalamasının birz altında kaldığını görüyoruz; toplamda 13 şut attı Fenerbahçe.


       Önemli istatistiklerden biri de takımın kendi kalesine ortalama mesafesi. Bu veri, oyunu karşı alanda oynamaya çalışmak, baskı kurmak gibi sonuçlar çıkarmamıza imkan veren önemli bir veri. Fenerbahçe'nin sezon ortalaması 57 metre; takımın oldukça önde oynayan bir anlayışı olduğunu söyleyebiliriz. Eskişehirspor karşısında ise ortalamaları 52 metre oldu. Eskişehirspor'un da 53.2 metre ortalamada oynayarak Fenerbahçe'ye karşılık verdiğini görüyoruz.
     
       Ersun Yanal, ofansif anlamda farklı üretkenlikler sağlamak zorunda. Bunu ara transfer döneminin bitişine çok az bir süre kala yeni bir oyuncu ile de yapabilir. Ya da kendi içinde farklı bir model de geliştirebilir. Şüphesiz ki bu sancıda Alper, temposunu kazanırsa Emre ve Meireles önemli yer tutacaklar. Bu görev biraz da Ersun Yanal'da bitiyor. İdeal kurgunun Topal-Meireles-Emre veya Alper 3'lüsünün olduğunu düşünüyorum.
         Takım savunmasında da bu üçlünün önemi büyük olacak. Fenerbahçe'nin takım savunmasını geliştirmesi gerekiyor. Aşağıdaki örnek pozisyonda savunma hattının önünde alan paylaşımının sağlıklı yapılmadığı görülüyor. Adam ve alan paylaşımlarında sıkıntılar görülüyor.

 

       20. hafta Sivasspor maçı da zorlu geçmeye aday bir maç olacak. Özellikle Emenike ve Webo'nun da yokluğunda takımın nasıl bir diziliş ile çıkacağı merak konusu. Ben Sow'un ileri uca çekilmesi gerektiğini düşünüyorum. Veya sağ tarafa bir alternatif bulunabilir ise Kuyt'ta bir seçenek olabilir. Hatta belki iki birlikte...

       Kuyt'ın Eskişehirspor maçında en çok şut atan ve aşağıdaki görselde de görebileceğiniz gibi takımın en net pozisyonlarına giren oyuncusu olduğunu görüyoruz. Oyun bilgisi ve tecrübesi takımın ileri ucunda oynamasını kaldırabilecek kalitede. Ayrıca kariyerinde bu mevkiide oynamışlığı da var. Muhakkak Ersun Yanal bu ihtimallerin hepsini kafasında tartıp kendi doğrularını sahaya yansıtacaktır.


       7 puanlık bir fark olsa da Sivasspor maçı psikolojik olarak ta çok büyük önem taşıyor. Burada alınacak bir galibiyet bir gövde gösterisi olacak diyebiliriz. Aksi durumda ise camiada panik havası oluşabilir.

Maç Analizi: Eskişehirspor-Fenerbahçe

       Fenerbahçe'nin üst üste oynayacağı  2 zorlu deplasmanın ilk virajıydı Eskişehir. Eskişehir deplasmanlarının zorluğu bilinmekle birlikte geçen haftaki Konya maçında oynanan oyun Fenerbahçe için bu deplasman öncesi tehlike çanlarını çaldırıyordu.


       Son 18 gün içinde 6.maçına çıkan Eskişehirspor, kupadaki ve ligdeki Bursaspor maçlarının aksine bazı değişikliklerle sahaya çıktı. Takımın yalnız savunma anlamında değil, zaman zaman hücum anlamında da en önemli oyuncularından olan Diego maç kadrosuna alınmadı. Brezilyalı oyuncunun yorgunluğu nedeniyle dinlendirildiği açıklandı. Orta sahada N'Diaye'nin gönderilmesinin ardından Hürriyet-Aytaç ikilisi oynadı. Jorguera ve Erman'da hücum anlamında takımın olgun ataklar gerçekleştirmesini sağladılar. Erkan Zengin 4-5-1 şeklinde dizilen Es Es'in Bienvenü'nün ardındaki gizli gol silahı olarak sahaya çıktı.

       Ersun Yanal, Holmen'e Baroni'nin yerine görev verdi. Emenike'nin sakatlığında da Webo ilk 11'deydi. Holmen'in uzun süredir ilk 11'de oynamaması ve takım arkadaşlarıyla yaşadığı saha içi pas anlaşmazlıkları Fenerbahçe'nin orta saha üstünlüğünü maçın büyük bölümünde Eskişehirspor'a vermesine neden oldu. Webo ve Sow ikilisi de Akaminko-Servet tandeminin arasında etkisiz kaldılar. Hürriyet-Jorguera-Erman ve Aytaç orta sahada sarı lacivertlilerin pas trafiğini kesti. Caner Erkin'in ceza sahasına gönderdiği tehlikeli toplar dışında pozisyon bulamadılar.


       İlk yarıda öne geçtikten sonra oyunu yeterince tutamayan ve hafif bir panik havasıyla birlikte pas yapmak yerine arkaya yaslanan Eskişehirspor, Fenerbahçe'nin baskısına fazla dayanamadan kalesinde golü gördü.

       İkinci yarı topu çok iyi dolaştıran Eskişehirspor, 2. golü atmadan önce yaklaşık 15 dakika Fenerbahçe'yi kendi yarı sahasına hapsederek oyunun tek hakimi oldu. Bienvenü, attığı gole ve Bruno Alves'le olan boğuşmasına rağmen ileride duvar olamaması Eskişehirspor'un daha olgun ataklar geliştirmesini engelledi. Necati ve Kamara'nın girmesiyle rakip kaleye daha dikine ve tehlikeli giden Eskişehirspor, Erkan Zengin'in 1. sınıf kalitede bir vuruşuyla galibiyete uzandı.

Erkan Zengin maç boyu Fenerbahçe savunmasına zor anlar yaşattı.
       İkinci yarıda Kuyt'ın harcadığı (Elle attığı gol ve soldan dışarı vurduğu pozisyon) fırsatlar maçın kırılma anlarıydı. Eskişehirspor genel anlamda pozisyon vermedi ancak bu iki pozisyon maç sonunda fizik olarak daha diri kalan Es Es'i maça olan inancını daha da arttırdı.

       Bu sezon çok formda olan Caner Erkin ve Gökhan Gönül, Eskişehirspor karşısında etkisiz kaldılar. Orta sahadaki 4'lüyü geçseler de çok başarılı bir maç çıkaran Tarık Çamdal ve Özgür Çek bu iki ismi çok iyi kontrol ettiler. Özellikle Özgür Çek'in ikinci yarıda hücumda yaptığı bindirmeler çok etkili oldu.

       Erkan Zengin'in Necati Ateş'in oyuna girmesiyle daha geniş alan bularak driblingle rakip kaleye gittiği pozisyonlardan biri gol oldu. Hürriyet ve Aytaç savunma anlamında çok iyi mücadele ederek ikinci yarıda Fenerbahçe ataklarının bir çoğunu daha başlamadan kestiler. İlk yarıda öne geçtiklerinde yapamadıkları pas trafiğini 2. golden sonra yapıp oyunu tuttular. Eskişehirspor'un pas yaparak topu dolaştırması hem zamanı yedi hem de topun aldığı mesafenin artmasıyla Fenerbahçeli oyuncular yoruldu ve topu takip edemediler.Bu da kırmızı şimşeklerin hak ettiği zaferi almasını sağladı.


       Maçı açık tribünden izleyen Eskişehirspor Başkanı Mesut Hoşcan, maçtan sonra yine Eskişehirspor taraftarına değindi. Gerçekten de maç boyu neredeyse susmayan ve özellikle 2.yarıda çok büyük bir destek veren Eskişehirspor taraftarları da galibiyette önemli paya sahip. Maddi sorunlar yaşayan ve kadroyu güçlendirme adına transfer yapamayıp üstüne Tello ve N'Diaye'yi de gönderen kırmızı siyahlılar, bu zorlu maçta her türlü sorunu gözardı ederek taraftarıyla, taraftarının arasında maçı izleyen başkanıyla ve futbolcusuyla birlik olarak çok önemli bir galibiyete imza attı.

1 Şubat 2014 Cumartesi

Röportaj: Bobo (Kayserispor)

       Bu sezon ligde istediği yerde olmayan Kayserispor'un golcüsü Bobo ile mini bir röportaj gerçekleştirdik. Buyrun hep birlikte okuyalım. 

Merhabalar Bobo, bizlere futbola başlama öykünü anlatır mısın?
       Merhabalar, futbola 12 yaşında başladım. 15 yaşında Corinthians forması altında akademik futbol hayatım başladı. 20 yaşında da futbola başladığım Corinthians'ın A takımında oynamaya başladım.

Futbola başladığın günlerden bugünlere kadar kariyerinde sana en çok kimlerin katkısı oldu? Buralara gelmende hangi hocaların emeği büyüktür?
       Çalıştığım bütün hocaların katkısı bende büyüktür. İsim verip diğerlerine haksızlık yapmak istemiyorum.

Corinthians forması altında Brezilya'da oynarken, Beşiktaş’a transferin gerçekleşti. Transferinin arka yüzünü ve detaylarını okuyucularımıza aktarır mısın?
       Türkiye’ye 2006 yılının Şubat ayında geldim. Corinthians forması giyerken Beşiktaş benimle ilgilendi, ben de olumlu yanıt verdim. Türkiye'ye transferin böylelikle gerçekleşti.

6 yıl formasını giydiğin ve şampiyonluk yaşamış olduğun Beşiktaş yılların hakkında neler diyebilirsin? Beşiktaş için kariyerinin dönüm noktalarından biri oldu diyebilir miyiz?
       Beşiktaş’ta müthiş yıllar geçirdim, dediğiniz gibi şampiyonluklar yaşadım. Benim için her zaman özel yeri olacaktır. Beşiktaş taraftarı önünde futbol oynamaktan keyif duydum, Beşiktaş taraftarlarına buradan sevgilerimi gönderiyorum.

Kariyerini incelediğimizde hem Brezilya'da hem de ülkemizde sayısız gole imza attığını görüyoruz. Bunların içinde unutamadığın golün var mı?
       Türkiye Kupası'nda Fenerbahçe'ye attığım 2 golü unutamam.


Beşiktaş'tan sonra Cruzeiro'ya transfer oldun ancak daha sonra Kayserispor'a transfer olarak yeniden ülkemize geri döndün. Geçen sezon takım olarak ligi çok iyi bir yerde bitirirken sen de 31 maçta 18 gol atmayı başarmıştın. Ancak bu sezon işler Kayserispor için pek iyi gitmiyor. Bu durum için düşüncelerin neler?
       Kayserispor iyi bir takım, çok sakat oyuncularımız oldu. İkinci yarıda toparlanarak yükselişe geçmek istiyoruz. Kayserispor olarak istediğimiz yerde değiliz ama bunu değiştirmek için elimizden geleni yapacağız.

Bu keyifli sohbet ve bize zaman ayırdığın için teşekkürler. Son olarak senin okuyucularımıza iletmek istediğin bir şey var mı?
       Beni dinlediğiniz için herkese teşekkür ederim. Taraftarlarımıza tribünlere bekliyoruz, umarım ikinci yarıda herşey daha iyi olacak.
Röportaj: Oğuzhan ARSLAN
Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

02.02.2014 İddaa Tahminleri

Pazar günü İddaa bülteninden seçtiğim karşılaşmalar bunlar, herkese bol şanslar...