1 2 3 4 5 6 7 8

23 Aralık 2013 Pazartesi

Ankaragücü’nün Yeni Umut'u

       Son iki senede yaşadığı büyük sıkıntılarla üst üste lig düşerek TFF 2. Lig’e gerileyen 103 yıllık çınar Ankaragücü, sezona "Diriliş"sloganıyla başladı. Transfer süresinin bitmesine birkaç gün kala transfer yasağı kalkan Ankaragücü yönetimi, Süper Lig tecrübesi olan futbolcuları takıma kazandırarak bu sezon PTT 1. Lig için en güçlü adaylardan biri olduğunu gösterdi.

       Ankaragücü’nün en büyük avantajlarından biri de geçen sezonki kadrosundaki isimlerin çoğunu koruması oldu. Bunlardan birisi de Ankaragücü’nün genç ismi Mehmet Umut Nayir'di. 28 Nisan 1993 doğumlu olan Umut, geçen sezon Ankaragücü’nde profesyonel olmuştu. Umut geçen yıl 17 maçta forma giyip 1 gol atarken küme düşen Ankaragücü’nde sezon onun adına çok iyi geçmemişti. Yeni sezonda da Ankaragücü forması giymeye devam eden Umut, çıktığı 13 maçta 9 gol atarak tecrübeli futbolcu Levent Kale ile takımını sırtlayan isim oldu. Umut, 2011-2012 sezonunda A2 Lig’inde Ankaragücü formasıyla çıktığı 28 maçta  20 gole imza atarak bir sonraki sezon profesyonel edilmişti. Bu başarının tesadüf olmadığı belki de o zamanlardan belliydi.

Zlatan Umutovic
       Umut’un hava toplarındaki başarısı ve fiziğinin kuvvetli olmasının yanında tekniği ve ayaklarına hakim olması Zlatan Ibrahimovic’i andırıyor. Bu performansını arttırması dahilinde Milli takımımızın yeni bir forvet kazanacağı da aşikar.

       Milli takımımızın bugünkü forvetlerinden Umut Bulut’un da parladığı takımın Ankaragücü olması beni bu başlığı atmaya itti açıkçası. Umut şimdiden bir çok Süper Lig ve PTT 1. Lig takımını peşine takmış durumda ancak en azından sezon sonuna kadar ne Ankaragücü’nün onu, ne de onun Ankaragücü’nü bırakacağını sanmıyorum.

Hukuk Fakültesi Öğrencisi
       Genelde futbolcular derslerinde başarısız insanlar olarak bilinir. Böyle bilinmeleri de gerçekten doğal, çünkü futbolcuların geneli futbolcu oldukları için akademik hayatlarını devam ettiremiyorlar. Umut ise ülkemizin en iyi hukuk fakültelerinden biri olan Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde eğitimine devam ettiriyor. Şu an 2. sınıf öğrencisi olan Umut, bir röportaja verdiği cevapta en büyük hayalinin avukatlığı ve futbolculuğu birlikte götürmek olduğunu söylemiş. Bu iki işi birlikte götüren isimlerden biri de çok yakından tanıdığımız bugün Beşiktaş’ın teknik direktörlüğü yapan Slaven Bilic.

       Avukat kardeşimizin gollerini daha fazla izlemek dileğiyle. Sizlere de tavsiyem bu çocuğu iyi takip edin. Türkiye’ye yeni bir forvet geliyor.
Hazırlayan: Hüseyin KARABACAK

Premier League İddaa Tahminleri

Röportaj: Hakan Kutlu (Mersin İdman Yurdu)

       Transfer Merkezi Dergisi'nin bugünkü konuğu Mersin İdman Yurdu takımının başarılı teknik direktörü Hakan Kutlu. Tamamını Ankaragücü'nde geçirdiği uzun ve başarılı futbolculuk kariyerinin ardından yeşil sahalardan kopamayarak teknik adam olarak yoluna devam eden Hakan Kutlu ile Mersin İdman Yurdu ve Türk futbolunu konuştuk.

Merhabalar hocam, sizi herkes başarılı bir hoca olarak tanıyor ancak sizin teknik direktörlükten önce de uzun bir futbolculuk kariyeriniz var. Futbola nasıl başladınız? Hangi takımlarda oynadınız?
       Öncelikle herkese merhabalar. Ailemden gelen Ankaragücü sempatisi futbola başlamamdaki önemli unsurlardan biriydi. 8 yaşında Ankaragücü alt yapısında başlayan futbol kariyerime, devamında yıldız takımlar ve PAF takımı düzeyinde forma giyerek devam ettim. 17 yaşında Ankaragücü formasıyla profesyonel futbol hayatım başladı. 13 sezon Ankaragücü takımının kaptanlığını yaptım. 35 yaşında futbola başladığım yuvada bıraktım.

Başarılı bir futbolculuk kariyerinin ardından teknik adam olarak yeniden sahneye çıktınız ve taraflı/tarafsız herkesin takdirini kazanmış bir teknik direktör olmayı başardınız. Teknik adamlık kariyerinizi okuyucularımıza kısaca anlatır mısınız?
       Futbolu bıraktıktan sonra Ankaragücü takımında sportif direktörlük ve teknik adamlık görevlerinde yer aldım. Ankaragücü takımıyla ilk sezonumda 8 takım arasına adımızı yazdırmayı başarmıştık. Daha sonra Cemal Aydın ve arkadaşlarının görevi bırakmasından dolayı Ankaragücü’nden ayrılmak zorunda kaldım. Devamında Manisaspor ve Denizlispor takımlarında Süper Lig‘de boy gösterdik. Şu an da Akdeniz'in başarılı takımlarından Mersin İdman Yurdu’nda görev almaktayım.

Profesyonel futbol kariyeriniz Türk futbolunun çınar takımlarından Ankaragücü takımında geçti. Ankaragücü kulübü ve taraftarları hakkında neler diyebilirsiniz?
       Ankaragücü camiası benim için her zaman değerlidir. 100 yıllık bir camia ve ben bu camiada 13 sezon kaptanlık yapmanın gururunu yaşıyorum. Ankaragücü taraftarının Türkiye’nin en ateşli gruplarından biri olduğunu düşünüyorum. Türk futbolunun dev çınarıdır Ankaragücü.

Bir Ankara derbisinde, Gençlerbirliği maçının bitimiyle saha ortasına Ankaragücü bayrağı diktiniz ve bundan sonra Ankaragücü taraftarı size Ulubatlı Hakan diye hitap etti. Bu olayı bir de sizin ağzınızdan dinleyelim?
       Ersun Yanal, bir sezon önce Ankaragücü’nden olaylı bir şekilde ayrılmıştı. Gençlerbirliği iyi bir takımdı ve onlara saygımız vardı. Ankara’da iyi bir skorla galip gelmiştik. Sıkıntılı bir dönem geçiriyorduk, bizim için çok önemli bir maçtı. Şanlı Ankaragücü sancağını sahanın ortasına dikmiştim. Hayatımda unutamadığım anlardan biri diyebilirim.

Ankaragücü, Manisaspor ve Denizlispor serüveninizden sonra Akdeniz’in köklü ve başarılı kulüplerinden Mersin İdman Yurdu'nda teknik adamlık görevine getirildiniz. Bu transferin arka yüzünü okuyucularımıza aktarır mısınız?
       Mersin İdman Yurdu’nun Süper Lig’e çıktığı sezon Akdeniz temsilcisiyle görüşmemiz olmuştu fakat o dönemde transferimiz gerçekleşmedi. Geçen sezonun 2. devresinde Mersin İdman Yurdu ile anlaştım. Mersin şehrinin takımına bağlı, şehir olarak da görülmesi gereken bir yer olduğunu düşünüyorum. Geldiğimde takım küme düşecek en büyük adaylarından biriydi. Ben ve teknik heyetim mucize gerçekleştirmek adına elimizden geleni yaptık ama olmadı. Bu sezon başında başkanımız ve yönetim kurulumuzla birlikte iyi bir takım kurduğumuzu düşünüyorum. Mersin İdman Yurdu'nu hak ettiği yerlere tekrardan getirmek için elimizden geleni yapacağız.


PTT 1. Lig'de takımınızın şu ana kadarki performansı hakkındaki düşüncelerinizi aktarır mısınız?
       Lige iyi başladığımızı düşünüyorum. Maddi ve manevi sıkıntılardan dolayı devamındaki haftalarda takımımızın performansı etkilendi. Sağlıklı bir ortamda çalışmamız için bu sıkıntıların giderilmesi gerekir. Denizlispor maçında çok kötü bir futbol oynadık fakat 1461 Trabzonspor ve Boluspor maçlarında maçın hakimi bizdik. Bu maçlarda 10 kişi oynamamız aleyhimize işledi. Kamuoyuna iyi futbol izletmeye çalışıyoruz ve elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Ligde takımların birbirine puan farkı az ve her takımın son haftaya kadar şansının devam edeceğini düşünüyorum. 2. devrede Ankaraspor deplasmanı haricinde en yakın rakiplerimizle içeride oynayacağız . Bu bizim için büyük avantaj. Ligin sonunda şampiyonluk yaşamak istiyoruz.

Halkın desteği ve tribündeki taraftar hakkında ne düşünüyorsunuz? Halkın desteğini arttırmak için düşündüğünüz projeler var mı?
       Kesinlikle. Projeler gerçekleştiriyoruz ve gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Okullara çocukları ziyaret edip maçlara çekmeyi ve hastanelere ziyarette bulunup insanların yanında olduğumuzu hissettirmeye çalışıyoruz. Sezon başından itibaren seyirci sayısı bakımından şikayetçiyim. Şeytanlar Grubu her maç ellerinden geleni yapıyorlar fakat tek Şeytanlar grubuyla olacak iş değil. Tüm halkımızı maçlarımıza davet ediyorum. Taraftar, evimizdeki maçlarda hakemi etkileme ve rakip oyuncuyu baskı alma konusunda önemli bir güç. Önümüzdeki haftalarda stadımızın tamamen dolduğunu görmek istiyorum, bunu da sizin aracılığınızla iletmiş olalım.

MİY taraftarları kaleci ve forvet mevkilerinde takımın eksik olduğunu düşünüyor. Sizin bu konudaki düşünceleriniz neler? İlk yarı sonunda takviye düşünüyor musunuz?
       Takviyeden önce takımın içindeki mutluluğu sağlamak planlarımın arasında ve oyuncu kaybı yaşamak istemiyorum. Tecrübeli ve genç arkadaşlarımızla iyi bir kadroya sahibiz. Bunların dışında imkan olursa 2 oyuncuyu transfer etmeyi düşünüyoruz.

Mersin İdman Yurdu'nun alt yapıda 'akademi liglerine neden girmediği' konusunda sorular var, bu konudaki düşünceleriniz neler? Dışarıdan yetenekli oyuncuların transferi konusunda çalışmalarınız var mı?
       Mersin İdman Yurdu altyapısında sıkıntılar yaşanıyor. Tesisleşme bakımından Mersin şehrinin büyük kaybı var. A takımının oyuncuları bile tesis konusunda sıkıntılar yaşarken alt yapı oyuncularına sıra gelmiyor. Genç oyuncular için verimli çalışabilecekleri uygun yerler yok maalesef. Böyle köklü bir kulübün tesislerinin yetersiz olması çok büyük bir sıkıntı. Alt yapıdan 5 oyuncuyu idmanlarımıza çıkarıyoruz. Kısıtlı imkanlara rağmen elimizden geldiğince alt yapıdan üst yapıya arkadaşlar almaya çalışacağız.

Bu keyifli sohbet ve bize zaman ayırdığınız için teşekkürler. Son olarak sizin okuyucularımıza iletmek istediğiniz bir şey var mı?
       Derginizi ve sitenizi takip ediyorum. Mersin İdman Yurdu'na verdiğiniz destekler için çok teşekkür ederim. Umarım başarılı işlere imza atmaya devam ederseniz. Okuyucularınıza ve Mersin İdman Yurdu taraftarına saygı ve sevgilerimle.
Röportaj: Oğuzhan ARSLAN
Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Pazartesi İddaa Kuponu

       Bugünün maçlarından seçtiğim 4 adet tahmini sizlerle paylaşıyorum. Herkese bol şans, bol kazançlar dilerim...

22 Aralık 2013 Pazar

Scout Raporu: Sergen Ağar

       Scout Raporu sayfamızın bugünkü konuğu Mersin Gençlerbirliği'nde forma giyen 1995 doğumlu genç orta saha oyuncusu Sergen Ağar.

       20 Ekim 1995'te Mersin'de doğan genç yetenek adının Türk futbolunun efsane isimlerinden Sergen Yalçın'dan alıyor. 18 yaşındaki oyuncu Sergen'in sadece adını değil birçok özelliğini de bünyesinde barındırıyor. Mersin Süper Amatör Ligi'nde forma giyen 1.78 cm boyundaki bu oyuncumuz hem A takım hem de U19 liginde attığı goller ve yaptığı asistlerle dikkat çekiyor.

       Orta sahanın her yerinde görev yapabilen Sergen, iki ayağını da kullanabilmesi, oyun zekası, uzaktan etkili şutları ve duran toplardaki başarısıyla takımının en önemli isimlerden biri. Bu sezon Mersin Gençlerbirliği forması altında A takım ve U19 takımıyla çıktığı 20 maçta 15 asist yapmayı başaran Sergen taraflı tarafsız herkesin dikkatini çekti.

       Genellikle forvet arkasında görev yapan genç oyuncu, bire birde adam eksiltme ve top saklama konusunda başarısıyla göz dolduruyor. Oyunu çift yönlü oynaması ve dar alandaki akıcı futboluyla fark yaratıyor. Fiziksel dezavantajını tekniğiyle kapatabilmesi onun en önemli özelliklerinden bir tanesi. Biraz daha güçlenip fizik gücü olarak da daha iyi bir konuma gelirse önümüzdeki senelerde üst liglerde, büyük takımlarda oynaması hiç şaşırtıcı olmaz. Sergen'i dikkatle takip etmenizi tavsiye ederim.
Hazırlayan: Oğuzhan ARSLAN

23.12.2013 İddaa Tahminleri

       Bu gece NBA tahminlerim ve Pazartesi için seçtiğim maçlardan oluşan futbol kuponum bunlardır. Herkese bol şanslar dilerim.

İnceleme: Kayserispor

       Kayserispor’un bu seneki düşüşü çoğu kişi için şaşırtıcı oldu.  Geçen seneye de böyle kötü bir başlangıç yapan Kayserispor 6 haftada 4 puan toplayabilmiş ve teknik direktör Şota istifa etmişti. Yerine gelen Prosinecki ise takımı adeta şahlandırırken kendi dönemindeki 28 haftada 48 puan topladı ve takımının ligi 5. Sırada bitirmesini sağladı. Bu sene de benzer bir başarı beklenirken, Kayserispor taraftarlarını üzdü. 15 haftada sadece 11 puanın toplayabilen Kayseri ekibi, bu hafta da Konyaspor'la evinde 0-0 berabere kalınca düşme potasından kurtulamadı.

       Süper Lig'deki çoğu ekibin aksine transfer döneminde sakin kalan Kayserispor, Sereno, Jaja, Bobo ve Alper Uludağ gibi isimleri kadrosuna katarken Eren Güngör ve Ceyhun Gülselam’la yollarını ayırdı. Özellikle ligin başlarındaki defans ve hücum hattındaki sakatlıklar takımın kimyasını bozdu. Büyük umutlarla gelen Jaja ve Nobre bekleneni veremedi. Bobo sadece birkaç maça çıkabildi. Bekleneni veremeyen Jaja'nın sözleşmesi geçen hafta içinde fesh edildi. Hücum hattının bu kadar kısır bir dönem geçirmesi bir futbol şanssızlığı olarak değerlendirilebilir fakat defans hattına bu kadar az takviye yapılması transfer komitesinin hatasıdır. Ayrıca bu dönemde Kayserispor aleyhinde yapılan büyük hakem hatalarını da es geçmemek gerek ama tüm başarısızlığı hakem hatalarına yüklememeliyiz.

       Sezon içerisinde kongreye gidilmesine ve hocanın istifa etmesine karşın aynı yönetim ve teknik kadro göreve devam etti. Özellikle 10. Haftadaki 2-2'lik Antalya beraberliğinden sonra Kayserispor daha mücadeleci ve eski haline oranla daha iyi bir görünüm sergiledi. Nitekim bu dönemde oynanan ve berabere biten Antalyaspor, Akhisar Belediyespor ve Eskişehirspor maçlarında galibiyete daha yakın olan taraf Kayserispor’du. Ayrıca bu dönemde yapılan organizasyonlarla taraftarların da maçlara ilgisi artırıldı. Maça gelen taraftar sayısı arttı ama 38.000 kişilik Kadir Has Stadı'nd yine de boşluklar fazlaydı. Ligdeki kötü gidişin üstünü örtebilecek bir kupa ya da kupa finaline giden yolda Kayserispor sürpriz bir şekilde Tokatspor’a elenerek sevenlerini üzdü ve elinde ligden başka alternatif kalmadı, artık tek hedef lig.

       Geçen seneki teknik ekiple devam eden ve oyuncu kadrosunun çoğunu koruyan Kayseri ekibinin bu kadar düşüş yaşamaması gerekirdi. Bugünkü Konyaspor maçı 6 puan değerinde bir maçtı ancak bu maçın da kazanılamaması Kayseri ekibi adına önemli bi handikap oldu. Ben Kayserispor’un devre arasında yapacağı planlama ve takviyelerle kısa zamanda alt sıralardan kurtulacağını düşünüyorum. Kayserili'nin meşhur ticaret zekasını futbola başarıyla yansıtmış olan yönetim bu kötü gidişi durdurmalı. Hoca değişikliği, transfer takviyeleri veya motivasyon primleri, takımın huzurunu kaçıran oyuncularla yolların ayrılması vs. her seçenekle karşılaşabiliriz. Her ne olursa olsun, yılların tecrübelerini zor bir dönem bekliyor. Bakalım ne olacak?