21 Ocak 2014 Salı
20 Ocak 2014 Pazartesi
PTT 1. Lig Panorama | 21. Hafta
PTT 1.Lig'de 21. haftayı geride bıraktık. Ankaraspor aldığı galibiyet ile liderliğini sürdürken Balıkesirspor evinde son haftaların formda takımı Fethiyespor'a puan kaybetti. 1461 Trabzon düşme hattındaki rakibini farklı yenmeyi başardı. Karşıyaka deplasmanda son dakikada yeni transferi Can Erdem ile bulduğu golle kazandı ve devre arası transferin önemini ve nasıl olması gerektiğini gösterdi. Samsunspor taraftarı futbol şehitlerini andı ve futbolcular da galibiyeti onlara armağan etti. Haftanın kapanış maçında Mersin İdman Yurdu'nun evine puansız gönderdiği takım Orduspor oldu. Haftayı maç yapmadan geçen takım Boluspor ise Antalya'daki kampını bitirip Bolu'ya döndü.
9 kişi kaldıktan sonra iyice geri çekilen Şanlıurfaspor, Banahene ile kontratağa çıkmaya çalıştı. İkinci yarı Manisaspor'un girdiği ilk pozisyonda ikinci golü bulmasıyla maç da bitti. Maçın hakemi Mustafa'ya gösterdiği ilk sarı kart dışında çaldığı düdüklerde doğru kararlar verdi fakat çalmadığı düdükler ile kendisine yapılan eleştirileri arttırdı. Banahene'nin Fuchs ile girdiği hava topunda ve oyun durduktan sonra hakeme tepki gösterip direkt üzerine vurduğu topta Banahene atılmalıydı. Sankoh'nun sarı kartı olmadığı halde, ikinci sarı karttan atmaya çalışmasını da Şanlıurfasporlu oyuncuların uyarısı ile 4.hakem engel oldu. Kartı gösterdikten sonra Sankoh koşarak oyun alanını terk etseydi ve bir daha dönmeseydi maç ne olurdu acaba? Şanlıurfasporlu oyuncular maçı geri kalanı için Sankoh'yu oyunda tutarak aslında çok tepki gösterdikleri hakemi kurtardılar. Manisaspor deplasmanda rahat ve önemli bir galibiyet aldı ve üst sıralarda yer almaya devam etti.Şanlıurfaspor aldığı bu mağlubiyet ile ilk altı şansını daha da zora soktu. Yapılan transferlerin tamamı oynamaya başlasa bile zamana ihtiyaçları olacak ve seri galibiyetler almaları gerekecek.
Haftanın Takımı: Mersin İdman Yurdu ve Samsunspor Taraftarı
Haftanın Teknik Direktörü: Yusuf Şimşek (Karşıyaka)
Haftanın Futbolcusu: Aminu Umar (Samsunspor)
Haftanın Formsuzu: Abdulhamit Yıldız (Şanlıurfaspor)
Haftanın Gölü: Barış Memiş (1461 Trabzon)
Şanlıurfaspor 0-2 Manisaspor
Şanlıurfaspor takımının çıkış yakalamak için hedef olarak belirlediği bir maçtı. Tüm planlar galibiyet üzerine kurulmuş ve bu yönde motivasyon sağlanmıştı. Devre arası takıma birçok takviye yapan takım, Manisaspor'a karşı beş oyuncusunu ilk onbirde oynatabildi. Oyuna çok istekli ve coşkulu başladılar ve ilk 10 dakikada umut veren bir oyun sergilediler ancak yeni transferleri sağ bek Onur ile buldukları pozisyonu değerlendiremediler. 11. dakikada Abdulhamit'in kontrolsüz hamlesi eksik kalmalarına neden oldu. Reha hoca hemen oyuna müdahale etti ve Onur'un yerine yine yeni transfer Ercan'ı aldı. Dakikalar 28'i gösterdiğinde anlamsız bir şekilde Mustafa Aşan yetişemediği topa eli ile müdahale edince ikinci sarı karttan atıldı. Mustafa'ya gösterilen ilk sarı kart kesinlikle hataydı hatta o pozisyonda serbest atış verilmesi bile hataydı. Üzerine sert gelen topa oyuncu arkasını dönüyor ve kalçasından seken top eline çarpıyor fakat maalesef direkt eline geldiğini düşünüp serbest atış ve sarı kart gösterdi ve hemen arkasından ikinci pozisyonun olması, bunun sonucunda Mustafa Aşan'ın oyun dışı kalması ilk pozisyonun önemini artırdı.9 kişi kaldıktan sonra iyice geri çekilen Şanlıurfaspor, Banahene ile kontratağa çıkmaya çalıştı. İkinci yarı Manisaspor'un girdiği ilk pozisyonda ikinci golü bulmasıyla maç da bitti. Maçın hakemi Mustafa'ya gösterdiği ilk sarı kart dışında çaldığı düdüklerde doğru kararlar verdi fakat çalmadığı düdükler ile kendisine yapılan eleştirileri arttırdı. Banahene'nin Fuchs ile girdiği hava topunda ve oyun durduktan sonra hakeme tepki gösterip direkt üzerine vurduğu topta Banahene atılmalıydı. Sankoh'nun sarı kartı olmadığı halde, ikinci sarı karttan atmaya çalışmasını da Şanlıurfasporlu oyuncuların uyarısı ile 4.hakem engel oldu. Kartı gösterdikten sonra Sankoh koşarak oyun alanını terk etseydi ve bir daha dönmeseydi maç ne olurdu acaba? Şanlıurfasporlu oyuncular maçı geri kalanı için Sankoh'yu oyunda tutarak aslında çok tepki gösterdikleri hakemi kurtardılar. Manisaspor deplasmanda rahat ve önemli bir galibiyet aldı ve üst sıralarda yer almaya devam etti.Şanlıurfaspor aldığı bu mağlubiyet ile ilk altı şansını daha da zora soktu. Yapılan transferlerin tamamı oynamaya başlasa bile zamana ihtiyaçları olacak ve seri galibiyetler almaları gerekecek.
Bucaspor 1-2 İstanbul BBSK
Deplasmanda kazanan bir diğer takım da İstanbul BBSK oldu. Takım kadrolarına baktığımızda her iki takımda da kaliteli oyuncuların fazlalığı bize daha kaliteli bir futbol sergilemelerini sağlayabilirdi. Bucaspor takımı yaptığı atakların sonucunu kısa sürede aldı ve yetenekli oyuncusu Emre Şahin ile öne geçti. İstanbul takımında geçen hafta sağ bek oynayan Visca büyük tepkiler rağmen bu hafta yine sağ bekte başladı ve bu hafta hücuma yaptığı katkılar ile takımına puan getiren asisti yaptı. Maç boyuncu Bucaspor taraftarının Mehmet Batdal'a gösterdiği tepki anlamsızdı. Mehmet Batdal'ın Bucaspor sevgisini şahsen bilirim. Cihat hoca, ilerleyen dakikalarda oyundan Sedat'ı alıp yerine Fevzi Özkan'ı aldı ve hücum gücünü biraz daha arttırdı. Fevzi orta alandan hücuma kısa sürede büyük katkı sağladı. Mehmet Batdal attığı golde akıl dolu bir vuruş yaptı ve takımına üç puanı getiren oyuncu oldu. Her iki takımında kenarda bekleyen oyuncuları iyi oyunculardı, dolayısıyla oyuna sonradan giren oyuncular maçın kalitesini daha da arttırdılar. İstanbul BBSK öne geçtikten sonra klasik oyun yapısına büründü ve topa sahip olmaya çalıştı. Oyunun son dakikasına kadar Bucaspor'un mücadelesi devam etti fakat golü bulamadılar.Gaziantep BBSK 1-2 Adana Demirspor
Adana Demirspor taraftarı maça büyük ilgi gösterdi ve takımlarına madem deplasmanda kazanamıyorsunuz biz de evde oynuyor havası yaratırız dediler ve bunu başardılar. Bu yüzden Adana Demirspor deplasmanda kazandım demesin, bu maçı Adana Demirspor taraftarı kazandı. Adana Demirspor maçın başında ve sonunda attığı goller ile maçın başından sonuna kadar desteğini esirgemeyen taraftarına bunun karşılığını vermiş oldu. Maç boyuncu Antep takımının açık futbolu ve hücumu düşünen oyun yapısı bize bol pozisyon izleme şansı verdi. Gol yollarında yaşadıkları sıkıntı nedeniyle Maraş'tan Azuka Izu'yu aldılar ve Azuka Izu ilk maçında -penaltıdan da olsa- gol atma başarısı gösterdi. Sezon başından beridir dillendirdiğimiz forvet sıkıntısı ikinci devrede devam edecek gibi. Adana Demirspor aldığı galibiyet ile ilk altı için umutlarını tazelerken, Antep takımı tehlikeli bölgenin çevresindeki yerini korudu. Balıkesirspor 1-1 Fethiyespor
Balıkesirspor sahasında taraftarından gördüğü ilgi ve destek şahaneydi. Fethiyespor'un haftalardır süregelen çıkışına rağmen Balıkesirspor'un sahasında kazanabileceği maçlardan biriydi. İyice geri çekilip alan daraltarak savunmaya yapmaya çalışan Fethiyespor, rakibin baskıları karşısında çok zor anlar yaşadı. Özellikle Sammy N'Djock yaptığı kurtarışlar ile Fethiyespor'u büyük bir farktan kurtardı. Balıkesirspor tüm çabalarına rağmen golü bulmakta çok geç kaldı. Golü bulduktan sonra Engin hoca Ali Dere ve Ufukhan'ı hemen oyuna sürdü ve hücuma yönelik bir oyun planına döndü. Aykut'un atılması takımın daha defansif düşünmesine neden oldu. Maçın bitimine yakın Karikari'nin yerine giren Murat talihsiz bir an yaşadı. Maçın sonlarına doğru birçok takım set oyunundan çok ceza sahasını içine yüksek oynamayı tercih ediyor. Balıkesirspor'da bu yüksek toplar için bir stoper daha oyuna dahil etmeye çalıştı fakat bu defa ters tepti ve kaybettikleri iki puan kendileri için büyük kayıp oldu. Fethiyespor çıkışını sürdürüyor ve gelecek adına büyük bir mücadelenin içinde olacaklarını gösteriyorlar. 1461 Trabzon 5-1 Denizlispor
Haftanın en keyifli maçını oynadı iki takım da. Öncelikle şunu belirteyim skora bakıp da sadece 1461 Trabzon'un oynadığı bir müsabaka gibi değerlendirmesin kimse. Her iki takımında karşılıklı ataklarına sahne oldu maç. Denizlispor yakaladığı pozisyonları değerlendirmiş olsaydı, liglerin en gollü maçına sahne olabilirdi. Maçın her noktasında futbol adına keyif veren ve aynı zamanda düşündüren karelere şahit olduk. Her iki takımında takım savunmasını ne kadar kötü yaptıklarına, bloklar arasında ne kadar çok mesafe verdiklerine ve bireysel olarak ne kadar kolay çalım yediklerine şahit olduk. Bunun yanında birçok oyuncu ile hücuma katkı sağlayan, birçok oyuncunun katıldığı kombine oyunlara ve gol vuruşlarındaki beceri ve zekaya şahit olduk. Maç içinde olanları daha detaylı değerlendiren PTT 1.Lig yazarlarımız mevcut. Ben bu maçın sonucunun iki takımın ligdeki konumu hakkında şunu belirtmek istiyorum; düşme hattında bulunan takımların içinde sıkıntı yaşayan iki takımın karşılaşmasında rakiplerinden birini farklı skor ile mağlup edip aradaki farkı açmak 1461 Trabzon açısından bir maçı kazanmaktan daha fazla anlam taşımaktadır. Tekden Denizlispor kurtuluş mücadelesi verecekse takım savunmasını daha güçlendirmelidir.Adanaspor 1-2 Karşıyaka
Adanaspor evinde aldığı bu mağlubiyet ile üst üste sekizinci mağlubiyetini aldı. Karşıyaka ise Yusuf hocanın gelişi ile ikinci galibiyetini aldı. Adanaspor kötü bir oyun sergileyip mağlubiyetler alıyordu fakat bu maça ayrı bir hazırlık içinde oldukları görüldü. Takıma takviye yapılan oyunculardan Selçuk ve Günay ilk onbirde ve Fatih Baydemir oyuna sonradan katıldı. Türkiye liglerinde ilk profesyonel maçınan çıkan kaleci Günay maça iyi başladı ancak hatalı çıktığı bir yan topta kalesinde golü gördü. İzzet'in uzaklaştırmak için vurduğu top kendisine çarpıp gol olunca çıkığı ilk profesyonel maçında ilk golünü kendisinden yemiş oldu. Adanaspor özellikle Tiago, Mehmet Boztepe ve Samican ile birçok pozisyona girdi. Oyunun belli bölümlerinde Karşıyaka takımına çok sıkıntı yaşattılar, fakat golcü bir forvet oyuncusunun eksikliğini derinden hissettiler. Buna rağmen Mehmet Boztepe'nin çaprazdan vuruşu golü getirdi ve beraberlik sonrası Adanaspor daha çok yüklenmeye başladı. Taraftarın maçın başından sonuna kadar büyük destek verdiği karşılaşmada golle beraber taraftar desteği daha çok güçlü görülmeye başlandı. Karşıyaka takımı beraberliğe razı bir tablo çizerken son dakikada Can Erdem, Fatih Şen'in önünden topa vuruyor ve uzak köşeye giden top kaleci Günay'ı çaresiz bırakıyordu. Yusuf hocanın Karşıyaka takımına mücadele hırsı aşıladığı kesin. En kötü oynadıkları ve zorda kaldıkları dakikalarda bile kimse mücadeleden kaçmıyor ve kenardan sürekli güven veren direktifler veriyor, sonuçta son dakikalarda da olsa kazanmayı bildiler. Adanaspor rakip ile arasındaki puan farkını azaltma şansı yakalamıştı fakat bu fırsat kaçtı. Önlerinde ligde kalma mücadelesi veren takımlar ile yapacakları maç periyodu var, o periyoda kadar üstteki birkaç takımla aradaki puan farkını açmamaları gerekiyor.Samsunspor 1-0 TKİ Tavşanlı Linyitspor
Samsunspor sahasında vefalı bir organizasyona imza attı ve futbol şehitlerini unutmadan görkemli bir anma törenine imza attılar. Kendileri tebrik ediyoruz ve futbol şehitlerini saygı ile anıyoruz. Oyuncular sahada buna yakışır bir mücadele ortaya koydular ve kazanmayı bildiler. TKİ Tavşanlı'da Cafercan yaptığı hareket ile kırmızı kartı hak etti ve takımın tüm yükünü taşımışken takımını kaç hafta yalnız bırakacağı merakla bekliyoruz. TKİ Tavşanlı takımı da Cafercan'sız oyun yapısında üzerine düşen sorumlulukları alıp bir takım gibi mücadele etmesini öğrenme adına iyi bir şans olabilir. Ankaraspor 2-0 Kahramanmaraşspor
Ankaraspor'un sahasında rahat kazandığı bir maç oldu. Maçı izlerken Süper Lig takımının 2.Lig takımına karşı kupa maçı oynuyormuş gibi hissettim. Bu Maraş takımının kötü bir takım olmasından değil, Ankaraspor'un yedek kulübesine baktığımızda bile arada siklet farkı olduğu çok açık ortada. Maçın ilk yarısında sahanın en iyisi 1993 doğumlu Karagümrük'ten kiralık kaleci Ahmet'ti. Maraş takımı bu ligde ses getirecek bir kaleci ile anlaştı fakat henüz lisansı yetişmediği için oynatamadılar. Maraş takımı iyice kapanıp savunma yapmaya çalıştı fakat savunma kurguları çok pozisyon veriyor ve rakipten çok uzak oynuyor. Yeni aldıkları stoper Dede merkezi güçlendirecektir. Ankaraspor yoluna emin adımlar ile yürüyor ve liderliğini sürdürüyor. Tabi ki rakipler de kazandıkça heyecan son haftalara kadar gidecektir.Mersin İdman Yurdu 1-0 Orduspor
Haftanın kapanış maçında kazanan Mersin İdman Yurdu oldu. Deplasmanda iyi sonuçlar alan ve iyi savunma yapabilen Orduspor takımı daha maçın başında savunmada geniş yakalandı ve Mehmet Yıldız'ın taşıdığı topa Güven iyi bir vuruş yapınca ev sahibi takımı öne geçirdi. Geriye düştükten sonra rakip savunmayı açacak bir oyun yapısı bulunmayan Orduspor takımı, duran toplara sarıldı ve maç boyuncu birbirinden güzel duran top organizasyonu gerçekleştirdiler. Vuruşları doğru yapabilselerdi skor farklı olabilirdi fakat duran toplarında dışında etkili bir hücum sergilemedikleri görüldü. Merkezden Anıl'ın taşıdığı toplara Landel ve Subasic hücumda organize olamadılar ve sahip oldukları topları iyi kullanamadılar. Mersin takımı çok etkili bir oyun sergilemedi fakat üst düzey bir mücadele ortaya koydu ve özellikle hücum organizasyonlarında çoğalmaları, skor bulma istekleri ve coşkuları fazlaydı. Mersin aldığı galibiyet ile üst sıralarda yerini almaya devam ediyor ve ilk iki için umudunu koruyor. Mersin, hala ilk ikinin en büyük adaylarından biri konumunda. Orduspor puan kaybetmeye devam ediyor. Transfer yasağı var ve kaleci Fomichev'in sözleşme bitiş tarihi 20 Ocak 2014 olarak görünüyor. Bununla ilgili henüz bir işlem yapmamaları yasal engel mi var yoksa oyuncuda mı problem var tartışmalarını beraberinde getirdi.Hazırlayan: Namet ATEŞ
Etiketler:
Alt Ligler,
Köşe Yazısı,
Namet Ateş,
Panorama,
PTT 1. Lig
İnceleme: Alparslan Öztürk & Tunay Torun
Süper Lig'de oynadığı iki sezondur yaptığı transferler ve oynadığı futbolla tüm futbol severlerin dikkatini çeken Kasımpaşa, devre arasında gurbetçi oyuncular Alpaslan Öztürk ve Tunay Torun’u kadrosuna kattı. Şu sıralar futbolumuzda en çok tartışılan konulardan olan ve kulüplerimizin tabiri caizse elini kolunu bağlayan yabancı kuralı nedeniyle yerli statüsünde oynayacak gurbetçi oyuncular da ayrı bir önem kazanmış durumda. Kasımpaşa’nın transferdeki gurbetçi hamlelerini, sizlere daha yakından tanıtmak istiyoruz..
FUTBOL KARİYERİ
Futbola onlu yaşların başında şu an Belçika yükselme grubunda mücadele eden Koninklijk Berchem takımında başladı ve 12 yaşında Germinal Beerschot’un alt yapısına transfer oldu. Burada başarılı bir performans gösteren Alpaslan, o zamanlar Premier Lig takımlarından olan Birmingham’ın altyapısına transfer oldu. Zaman zaman Birmingham’ın 18 yaş altı, zaman zaman rezerv takımlarında forma giydi. Birmingham A takımında ise sadece FA Cup kupasında yedek olarak bekledi ancak hiç forma giyemedi. Burada forma bulamaması nedeniyle 2011 yaz transfer döneminde Birmingham’dan ayrılarak eski takımı Beerschot’a geri döndü. Burada yaklaşık olarak 2 sene forma giydi ve kulübün küme düşmesiyle serbest kaldı. Bu sezon başında Standard Liege ile anlaşarak 5 yıllık sözleşme imzaladı. Gösterdiği başarılı performans ile birçok kulübün transfer listesine giren milli oyuncu, devre arasında satın alma opsiyonuyla beraber Kasımpaşa’ya kiralandı. Milli Takım düzeyinde ise önce Belçika milli formasını giyse de daha sonra Türk Milli takımı seçti ve ay-yıldızlı formayı başarıyla temsil etti.OYUN PROFİLİ
Futbolunun temel eğitimini Belçika ve İngiltere'de almış olması büyük bir avantaj. Zayıf yönlerinden ziyade güçlü yönleri çok daha ağır basan çok yönlü bir oyuncu. Zayıf olarak görünen tek özelliği hücum yönünün istenilen seviyeye bir türlü ulaşamaması, skora katkısı düşük. Güçlü yönlerine geldiğimizde ise defansif yönünün kuvvetli olması en belirgin özelliği. Çok yönlü olması onu birçok mevkiinin alternatifi konumuna getiriyor, bu önemli bir avantaj. Sorumluluk alarak orta sahayı toplayabilecek liderlik vasıflarına sahip bir oyuncu. Aldığı topları genelde isabetli kullanır, hızlı bir oyuncudur. Defansif ağırlıklı bir oyuncu için tekniği de yeterli düzeydedirKADRO DURUMU
Kasımpaşa kadrosunda iki yerde hatta gerektiğinde üç yerde kullanılabilir.(ön libero, sağ bek ve sağ kanat). Bana kalırsa sağ bekten ziyade ön liberoda Andre Castro’nun partneri olur ve hatta o bölgeye cuk oturur. Castro ile birbirlerini özellik bakımından tamamlayan profildeler ve ligimizin en iyi ikililerinden biri olabilirler. Bu mevkiide görev yapan diğer futbolcuların performanslarına baktığımızda formayı kapmakta da zorluk yaşamaz.FUTBOL KARİYERİ
Kariyerine küçük yaşlarda St.Pauli takımında başladı.16 yaşında Hamburg’a transfer oldu ve Hamburg’un U19 ve ikinci takımlarında forma giydi. 2008 yılında Hamburg’un A takımına geçti ve burada 3 sezon forma giydi. 2011-2012 sezonu için Hertha Berlin ile anlaştı. İlk zamanlar forma şansı bulsa da daha sonra ilk 11’deki yerini kaybetti. Sonraki sezon Stuttgart ile anlaştı. Yine ilk başlarda iyi performans gösterdi fakat geçirdiği sakatlıklar ile oynayamamaya başladı. Bu sezon sadece UEFA Avrupa Ligi'nde 55 dakika sahada kaldı. Devre arasında 700.000 Euro karşılında Kasımpaşa ile 3.5 yıllık sözleşme imzaladı. Milli takım kariyerinde küüçk yaşlrdan itibaren Almanya Milli takımını reddederek tüm yaş gruplarında ülkemiz için mücadele etmiş bir oyuncudur.OYUN PROFİLİ
Geçen sezonun sonları ve bu sezon neredeyse hiç forma giymemiş bir futbolcu. Maç eksikliği ve ritmini bulamaması zayıf yönlerinin başında geliyor. Maç sırasında demoralize olduğunda kendini toparlaması oldukça zor, -ki bu bir futbolcu için performansını direkt etkileyecek önemli bir dezavantaj. Hücum oynamasına rağmen A takım düzeylerinde istatistik açısından fazla katkı verememesi de bir handikap. Güçlü yönlerini daha çok iyi olduğu dönemlere göre yorumlamak zorundayım zira 1 senedir neredeyse futbol oynamadı. En göze batan özelliği her iki ayağını da iyi kullanması. Ayrıca takım oyununu ön plana çıkarması ve mücadeleci yapısı da öne çıkan özellikleriKADRO DURUMU
Tunay Torun’un maç eksikliğini ve ritmini bulması epey zaman alabilir. Şu anki haliyle Kasımpaşa’da kanat orijinli oyuncuları kesmesi zor, hatta imkansız. Sağ kanatta şu an formda olan Viudez ve Adem ile şu haliyle aşık atamaz sol kanatta zaman zaman Babel’i görüyoruz. Babel’e yedek olmak için bence Halil ile yarışır. Yan mevki olarak forvet arkasında da oynamışlığı var fakat önünde Scarione gibi patlama yaşayan bir oyuncu var.Hazırlayan: Muhammed EKTİ
İnceleme: Bekir Yılmaz (Bursaspor)
Geçtiğimiz günlerde Bursaspor’un yeni transferi Ethem Ercan Pülgir’i tanıtırken Bursaspor’un alt liglerden yaptığı transferlere dikkat çekmiştik. Onurcan Piri, Ethem Ercan Pülgir hamleleriyle bu senede gelenek devam etti. Serinin son ismi ise Manisaspor'dan transfer edilen Bekir Yılmaz oldu. Biz de bu yazıda Bekir Yılmaz’ı sizlere daha yakından tanıtmaya çalışacağız.
FUTBOL YAŞAMI
25 yaşındaki oyuncu İzmir doğumlu. Çocukluğunda alt yapıdan önce sokakta, okulda futbol oynamaya başlayan Bekir, 12 yaşındayken memleketinin takımlarından Buca Belediyespor’da futbol oynamaya başladı. 18 yaşında Bucaspor alt yapısına transfer oldu. Aynı yıl profesyonel yapılan Bekir 2006/07 sezonunda ilk resmi maçına çıktı. Bu sezondan itibaren gittiği takımlarda düzenli forma giyen genç oyuncu, 2008/09 sezonunda Bucaspor ile şampiyonluk yaşadı ve o zamanki adıyla Bank Asya 1.Lig’e çıktı.2009/10 sezonunun devre arasında Manisaspor’a satılan Bekir, o sezonun ikinci yarısını Bucaspor’da kiralık olarak geçirdi. Sezon sonu Bucaspor ile şampiyon olma başarısı gösteren Bekir, bonservisini alan Manisaspor’un yolunu tuttu. O sezondan itibaren Manisaspor’dan başka bir yere gitmeyen Bekir, Manisaspor ile küme düşme üzüntüsünü de yaşadı. PTT 1.Lig’de de Manisaspor ile yola devam eden Bekir, özellikle bu sezon gösterdiği performansla birçok Süper Lig takımının kıskacına girdi ve nihayetinde Bursaspor’a transfer oldu.
OYUN TARZI
Bekir Yılmaz orta sahanın ortası, yani "göbek" diye tabir edilen yerde oynuyor. Uzaktan şutları oldukça etkili olan oyuncu, genellikle frikiklerde topun başına geçen isim oluyor. Bu sene bizlere frikikten güzel goller izleten Bekir, frikik dışında uzaktan golleriyle de takımına skor anlamında katkı sağlıyor. Genel oyun yapısıyla İngiliz orta saha oyuncularını andıran Bekir, İngiliz futbolcuların belirgin özellikleri olan sert oyun, güzel şutlar, defansa ve ofansa yardım gibi özellikleri bünyesinde barındırıyor. Tarz olarak Steven Gerard'a benzediğini söylersek yanılmış olmayız.
Yukarıda belirttiğim özelliklerden biri Bekir’in sert oyunu. Bu sert oyunu bazen başına işler açabiliyor. Maçın atmosferine kapılıp bazen çok sert ve yersiz tepkiler verebiliyor. Bu Bekir’in en büyük dezavantajı. Bekir’in sinirlerinden arınıp sakin olması şart. Sadece bu sezondan örnek verecek olursak çıktığı 15 maçta 8 sarı kart alan bir oyuncu Bekir. Aslında bu durum Bekir’in mücadeleci ve hırslı karakterinden kaynaklanıyor ama fazla hırs başa bela açabiliyor. Bu konuda biraz daha dikkatli olması lazım.
Bekir sokakta futbola başladığı için çok güçlü. Dayanıklılığı da bir o kadar iyi. Boyu 1.80cm. Hava toplarında çok mükemmel bir isim değil ama bir hava topuna çıkıyorsa o topu kendisi alamazsa bile rakibine de aldırmaz. Gücünü buradan da anlayabiliriz. Bekir oldukça istikrarlı bir oyuncu. Profesyonel olduğu ilk günden itibaren tüm takımlarda düzenli olarak forma giydi.
Genel olarak yorumlarsak Bekir her takıma lazım olan bir oyuncu. Kanatsız oynayan Bucaspor’da da forma giydi, mükemmel kanatlara sahip olan Manisaspor’da da. (Perovic, Murat Gürbüzerol) Bursaspor’da forma şansı bulmak kolay olmayacak ama Bekir’de potansiyel var, çalıştığı takdirde o formayı alacağını düşünüyorum. Bu sene PTT 1.Lig’de çıktığı 15 maçta 5 gol 6 asiste imza attı. Bu istatistikleri gösterdikten sonra Süper lig takımlarının ilgisini çekmezse çok şaşırtıcı olurdu zaten.
Bu transferin, hem Bursaspor için hem Bekir için "doğru seçim" olduğunu düşünüyorum. Yıllardır gittiği her takımda iyi oynayan, başarılı olan Bekir milli takım formasını alt yaş kategorileri de dahil hiç terletmedi. Belki de Bursaspor formasıyla Milli takım hedefine de ulaşma şansı bulacaktır.
Elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce sizlere Bekir Yılmaz’ı tanıtmaya çalıştık. Bir başka yazıda görüşmek dileğiyle.
Bu transferin, hem Bursaspor için hem Bekir için "doğru seçim" olduğunu düşünüyorum. Yıllardır gittiği her takımda iyi oynayan, başarılı olan Bekir milli takım formasını alt yaş kategorileri de dahil hiç terletmedi. Belki de Bursaspor formasıyla Milli takım hedefine de ulaşma şansı bulacaktır.
Elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce sizlere Bekir Yılmaz’ı tanıtmaya çalıştık. Bir başka yazıda görüşmek dileğiyle.
Yazar: Hüseyin KARABACAK
19 Ocak 2014 Pazar
Röportaj: Gökhan Karadeniz (Altınordu)
Transfer Merkezi Dergisi'nin bugünkü konuğu 2.Lig'de şampiyonluk mücadelesi yapan Altınordu'nun yetenekli oyuncusu Gökhan Karadeniz. Bu sezon oynadığı 19 maçta 14 gol atma başarısı gösteren 23 yaşındaki oyuncu, forvetin arkasında görev yapıyor ancak sağ açık, sol açık ve forvet pozisyonlarında da oynayayabiliyor.
Merhabalar Gökhan Karadeniz, bizlere futbola başlama öykünü anlatır mısın?
Tüm okucularımıza merhabalar, futbola ilkokuldan itibaren okul turnuvalarında oynayıp daha sonra arkadaşlarımın ısrarıyla amatör bir kulüp olan Karacabeyspor'da başladım.
Altyapıdan, Altınordu'ya kadar uzanan kariyerinde sana en çok kimlerin katkısı oldu? Buralara gelmende hangi hocaların emeği büyüktür?
Bir çok hoca sayabilirim, hepsini gercekten çok seviyorum ama Ali Çoban, Burhanettin Toprak, Ergün Işık, Çağdaş Çavuş benim için çok farklı yerleri olan insanlardır.
Geçtiğimiz yıllarda Bursa Nilüferspor'da 19 gol atma başarısını göstermiş bir isimsin. Devamında Aydınspor'a transferin gerçekleşti ve şampiyonluk yaşama başarısını yakaladın. Bu yükselişini ve başarını neye borçlusun?
Kendime ilk önce bir hedef koydum ve bunu gerceklestirmek için inanmak , çok çalısmak gerekiyor.Bunun bilincinde bir sporcuyum profosyonel bi hayatım var yaşantımla maça hazırlanmamla kendime iyi bakmamla alakalı tabiki, hersey bunu iyi yaptıgımı ve karşılığını aldığımı düşünüyorum.Bu başarılarımın devamımın gelmesini umuyorum.
Sezon başında Spor Toto 2. Lig'in şampiyonluk adaylarından Altınordu Spor Kulübüne transferin gerçekleşti. Transferin arka yüzünü okuyucularımıza aktarır mısın? Takım ve kendi adına hedefleriniz neler?
Altınordu hedefi olan futbolcuların kulübüdür. Öncelikle bu amaç dogrultusunda transferim gercekleşti diyebilirim. Takımımızın hedefi çok açık, sezon sonu şampion olup PTT 1. Lig'de yer almak istiyoruz. Ben de göstereceğim performansla hedefim olan Süper Lig'e adım atmak, kalıcı bir futbolcu olmak istiyorum.
Ligin ilk yarısında takımın performansı ve kendi performansın hakkında neler düşünüyorsun?
Lige çok iyi hazırlandık ve güzel de bir başlangıç yaptık. Genç bir takımız, hırslı ve kaybetmeyi asla sevmeyen bi takımız, bu çok önemli. Takım arkadaşlarımı gerçekten yürekten tebrik ediyorum. Futbol takım oyunudur, buna ayak uydurduğum benimsediğim için başarılı olduğumu düşünüyorum. Sezon başında düşündüğüm performansı sergiliyorum diyebilirim.
Altınordu formasıyla 17 maçta 12 gol atma başarısını gösterdikten sonra, Milli takım 2.Lig karmasına davet edildin. Herhangi bir kategorideki Milli takımın formasını ilk kez giyiyorsu, ay-yıldızlı formayı giymek sana neler hissettiriyor?
Milli takım ortamı bambaşka bir duygu, atmosfer gurur verici tabiki. Sonuçta o kadar futbolcu arasından seçilip oraya gitmek kolay iş değil ama şuna inanıyorum ki inşallah o milli formayı giyip Türk milli takımını en güzel şekilde temsil edeceğim.
Devre arasında Bursaspor'un seni transfer etmek için girişimlerde bulunduğunu, birçok Süper Lig takımının transfer listesinde yer aldığını biliyoruz.Transfer dedikoduların hakkında neler demek istersin?
Süper Lig'e transfer olmak her futbolcuya nasip olmaz ve çok güzel teklifler tabiki. Bu konu hakkında kararı vercek olan kulübümdür, saygı duyarım.
Şu anda futbol kariyerine devam ettiğin Altınordu, önümüzdeki yıllarda Türk futbolu adından sıkça söz ettirecek gibi gözüküyor. Büyük bir alt yapı oluşumu içinde olan İzmir'in köklü kulüblerinden Altınordu'nun faaliyetleri hakkında düşüncelerin neler?
Altınordu hedefi yüksek kişilerden kurulan, sporcuların gelişimini sağlayan, hayat felsefesini degiştiren, disiplinli muazzam bir kulüp. Özellikle alt yapısıyla örnek alınması gereken bir takım. Önümüzdeki yıllarda Türk futboluna birçok genç ve yetenekli oyuncu kazandıracağını düşünüyorum.
Birlikte oynadığın oyuncular arasında en çok etkilendiğin oyuncular kimler Hangi takım arkadaşın için ''Bu adam çok iyi oyuncu'' diyebilirsin?
Birçok takımda oynadım, tabi ki çok kaliteli futbolcu arkadaşlarım oldu, hepsinin farklı özellikleri var. Nilüferspor'da birlikte oynadığım Erman Erten, Hatayspor'da Barış Yardımcı ve şu an Altınordu forması giyen Halil İbrahim Tuna isimlerini sayabilirim.
Geçmişte futbolda iyi para kazanan birçok oyuncunun, futbolu bıraktıktan sonra zor durumlara düştüğünü görüyoruz. Günümüz oyuncuları bu konuda daha dikkatli davranıyor. Sen kazandığın parayı nasıl değerlendiriyorsun?
Ben gayrimenkul üzerine degerlendiriyorum. Geçmişte yaşananlar hepsi bize birer örnek bizim için, ders almalıyız tabi ki.
Bu keyifli sohbet ve bize zaman ayırdığın için teşekkürler. Son olarak senin okuyucularımıza iletmek istediğin bir şey var mı?
Beni dinledikleri için herkese çok teşekür ediyorum. Sitenizi takip ediyorum, başarılı işlere imza atıyorsunuz. Sizlere de yayın hayatınızda başarılar diliyorum.
Merhabalar Gökhan Karadeniz, bizlere futbola başlama öykünü anlatır mısın?
Tüm okucularımıza merhabalar, futbola ilkokuldan itibaren okul turnuvalarında oynayıp daha sonra arkadaşlarımın ısrarıyla amatör bir kulüp olan Karacabeyspor'da başladım.
Altyapıdan, Altınordu'ya kadar uzanan kariyerinde sana en çok kimlerin katkısı oldu? Buralara gelmende hangi hocaların emeği büyüktür?
Bir çok hoca sayabilirim, hepsini gercekten çok seviyorum ama Ali Çoban, Burhanettin Toprak, Ergün Işık, Çağdaş Çavuş benim için çok farklı yerleri olan insanlardır.
Geçtiğimiz yıllarda Bursa Nilüferspor'da 19 gol atma başarısını göstermiş bir isimsin. Devamında Aydınspor'a transferin gerçekleşti ve şampiyonluk yaşama başarısını yakaladın. Bu yükselişini ve başarını neye borçlusun?
Kendime ilk önce bir hedef koydum ve bunu gerceklestirmek için inanmak , çok çalısmak gerekiyor.Bunun bilincinde bir sporcuyum profosyonel bi hayatım var yaşantımla maça hazırlanmamla kendime iyi bakmamla alakalı tabiki, hersey bunu iyi yaptıgımı ve karşılığını aldığımı düşünüyorum.Bu başarılarımın devamımın gelmesini umuyorum.
Sezon başında Spor Toto 2. Lig'in şampiyonluk adaylarından Altınordu Spor Kulübüne transferin gerçekleşti. Transferin arka yüzünü okuyucularımıza aktarır mısın? Takım ve kendi adına hedefleriniz neler?
Altınordu hedefi olan futbolcuların kulübüdür. Öncelikle bu amaç dogrultusunda transferim gercekleşti diyebilirim. Takımımızın hedefi çok açık, sezon sonu şampion olup PTT 1. Lig'de yer almak istiyoruz. Ben de göstereceğim performansla hedefim olan Süper Lig'e adım atmak, kalıcı bir futbolcu olmak istiyorum.
Ligin ilk yarısında takımın performansı ve kendi performansın hakkında neler düşünüyorsun?
Lige çok iyi hazırlandık ve güzel de bir başlangıç yaptık. Genç bir takımız, hırslı ve kaybetmeyi asla sevmeyen bi takımız, bu çok önemli. Takım arkadaşlarımı gerçekten yürekten tebrik ediyorum. Futbol takım oyunudur, buna ayak uydurduğum benimsediğim için başarılı olduğumu düşünüyorum. Sezon başında düşündüğüm performansı sergiliyorum diyebilirim.
Altınordu formasıyla 17 maçta 12 gol atma başarısını gösterdikten sonra, Milli takım 2.Lig karmasına davet edildin. Herhangi bir kategorideki Milli takımın formasını ilk kez giyiyorsu, ay-yıldızlı formayı giymek sana neler hissettiriyor?
Milli takım ortamı bambaşka bir duygu, atmosfer gurur verici tabiki. Sonuçta o kadar futbolcu arasından seçilip oraya gitmek kolay iş değil ama şuna inanıyorum ki inşallah o milli formayı giyip Türk milli takımını en güzel şekilde temsil edeceğim.
Devre arasında Bursaspor'un seni transfer etmek için girişimlerde bulunduğunu, birçok Süper Lig takımının transfer listesinde yer aldığını biliyoruz.Transfer dedikoduların hakkında neler demek istersin?
Süper Lig'e transfer olmak her futbolcuya nasip olmaz ve çok güzel teklifler tabiki. Bu konu hakkında kararı vercek olan kulübümdür, saygı duyarım.
Şu anda futbol kariyerine devam ettiğin Altınordu, önümüzdeki yıllarda Türk futbolu adından sıkça söz ettirecek gibi gözüküyor. Büyük bir alt yapı oluşumu içinde olan İzmir'in köklü kulüblerinden Altınordu'nun faaliyetleri hakkında düşüncelerin neler?
Altınordu hedefi yüksek kişilerden kurulan, sporcuların gelişimini sağlayan, hayat felsefesini degiştiren, disiplinli muazzam bir kulüp. Özellikle alt yapısıyla örnek alınması gereken bir takım. Önümüzdeki yıllarda Türk futboluna birçok genç ve yetenekli oyuncu kazandıracağını düşünüyorum.
Birlikte oynadığın oyuncular arasında en çok etkilendiğin oyuncular kimler Hangi takım arkadaşın için ''Bu adam çok iyi oyuncu'' diyebilirsin?
Birçok takımda oynadım, tabi ki çok kaliteli futbolcu arkadaşlarım oldu, hepsinin farklı özellikleri var. Nilüferspor'da birlikte oynadığım Erman Erten, Hatayspor'da Barış Yardımcı ve şu an Altınordu forması giyen Halil İbrahim Tuna isimlerini sayabilirim.
Geçmişte futbolda iyi para kazanan birçok oyuncunun, futbolu bıraktıktan sonra zor durumlara düştüğünü görüyoruz. Günümüz oyuncuları bu konuda daha dikkatli davranıyor. Sen kazandığın parayı nasıl değerlendiriyorsun?
Ben gayrimenkul üzerine degerlendiriyorum. Geçmişte yaşananlar hepsi bize birer örnek bizim için, ders almalıyız tabi ki.
Bu keyifli sohbet ve bize zaman ayırdığın için teşekkürler. Son olarak senin okuyucularımıza iletmek istediğin bir şey var mı?
Beni dinledikleri için herkese çok teşekür ediyorum. Sitenizi takip ediyorum, başarılı işlere imza atıyorsunuz. Sizlere de yayın hayatınızda başarılar diliyorum.
Röportaj: Oğuzhan ARSLAN
Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



















